22 Mayıs 2010 tarihinde admin tarafından gönderilmiştir.
YAŞLILIK
Yaşlılıkla birlikte enerji ihtiyacının hareketsizliğe bağlı olarak azalması gerçeği yukarıda da değinildiği üzere kendisini gıdaya karşı isteksizlik yani iştah kaybı ile belli eder. Yaşlı kişilerin lida kullanmaları yasaklanmış ve 60 yaş sınırı koyulmuştur. Ancak bu iştah kaybına su da dahildir.
Durumun daha iyi anlaşılması için yani yaşlılığa bağlı olarak gıda ve su tüketiminin azalması durumunun daha iyi anlaşılabilmesi için oksidasyonu yeniden hatırlamak yararlı olacaktır. Bilindiği üzere oksidasyon gıdalarla alınan karbonhidrat, yağ ve proteinlerin mide ve bağırsaklardan emilerek kana karışmasını takiben hücrelere gelmesi, her hücrede oksijen, enzim ve de su eşliğinde yakılarak enerji açığa çıkarması olayıdır. Ancak bu tanımlamada dikkat edilmesi gerekli bir ayrıntı bulunmaktadır. Oksidasyonun olabilmesi ve enerji açığa çıkabilmesi için dört gerekli faktör vardır.
Gıda, oksijen, enzim ve su. Bunlardan birisinin eksikliğinde oksidasyon yani enerji üretimi dumura uğrayacaktır. Yaşlılıkta tüm belirtilen bu mekanizma aşamaları birbirini ters yönde tetikler. Yani hareketsizlikten dolayı gıda alımı kısıtlanır. İştahsızlık durumu söz konusudur. Gıda alımı kısıtlanınca hücreye daha az gıda gelir. Hücreye kan dolaşımı ile daha az gıda gelmesi daha az gıdanın su ve oksijenle yakılarak enerji açığa çıkarması yani daha az oksidasyon anlamına gelir.
Daha az gıdanın yakılması hücrenin daha az suya gereksinim duyması demektir. Bu nedenle de yaşlılıkta sadece gıda alımı değil su tüketimi de azalır. Zayıflama düzenine etki eden bu etkenler için ürüne alternatif bir tavsiyeler silsilesi gelecektir. Kısaca yaşlılıkta hareketsizliğe bağlı olarak enerji eksikliği ve enerji üretiminde azalma, gıdaların su ve oksijenle parçalanarak enerji açığa çıkarması durumunda azalma, buna bağlı olarak suya daha az ihtiyaç duyulması ve neticesinde de su tüketiminin azalması söz konusu olur.












