31 Aralık 2009 tarihinde admin tarafından gönderilmiştir.
KÖTÜ GLUSİDLER SONU ALINAN KİLOLAR
Uzun yıllar sonunda kötü glusidlere bağımlı hale gelmiş bir organizma, bu değişikliği büyük olasılıkla kolay kabul etmez. Lida ile bu dönem dengelenebilir. Alkol ve sigara gibi, gerçek anlamda bağımlılıklar söz konusu ise bu durumda da bunların tüketiminin tamamen kesilmesi bir boşluk yaratır.
Uzun süredir, dıştan sürekli glikoz takviyesi ile yaşayan organizma tembelleşmiştir ve en ufak bir ağlamasına boyun eğilen çocuk misali, glikoz istemek ve elde etmek için kan şekerinin düşmesi (hipoglisemi) yeterli olur. Bu durumda kan şekerini normal seviyesinde tutmak amacıyla glikoz üretmek neye yarar diye düşünülebilir. İşte bu süreç Lida kullanılmasına başlanmasıyla iyileşecektir.
Yüksek kan şekeri oranını düşürmek, glikozun glikojene direkt katkılarını sınırlamak gibi bir etki yaratabilir, bu durumda organizma, bunu, yağ depolarından üretmeye zorlanacaktır. Oluşan bu durumun önüne Lida ile geçilebilecektir. Size sunulan yöntemin ilkelerini uygulamaya başladıktan biraz sonra, karşınızda, kendi glikozunu üretmeyi reddeden bir organizma bulma riski taşıyorsunuz demektir.
Bu durumda, kendinizi, geçici olarak, düşük kan şekeri konumuna geçmiş bulabilirsiniz bu olasılığın bilinen başlıca belirtisi de yorgunluktur. Kendinizi bırakmayın! Geçici bile olsa tekrar şekerli bir şeyler yemeyin.
İlk haftalarda, bu yeni beslenme alışkanlığına karşı bir dirençle karşılaşma riskini en çok spor yapan, güçlü kuvvetli kişiler taşır. Spor Lida için biçilmiş kaftandır. Burada da ilk belirti, kendisini bitkinliklerle belli eden ani yorgunluk durumudur. Eğer durum çok ciddi değilse, yapılacak en iyi şey besin değeri açısından hayli zengin olan badem ve fındık yemektir.












