Archive for the ‘Yan etkisi varmı’ Category
Posted on Mart 7, 2010 - by admin
LİFLER VE LİDA’ NIN KUVVETİ
Diyetteki Lifin yeterli miktarda olması özellikle ishal ve kabızlık gibi fonksiyonel bağırsak hastalıklarında düzelme sağlar, Lida ile zayıflama konusunda destekçi olur. Kabızlığa bağlı divertiküler rahatsızlığı azaltır, ayrıca yeterli Lif içeren diyetlerin kalın bağırsak kanserinden koruduğu da kanıtlanmıştır.
Besinlerdeki Lifin kalp ve damar rahatsızlıkları üzerine de önemli etkisi vardır. Suda eriyebilen Lifler kan kolesterol düzeyini azaltır. Özellikle baklagil ve meyvelerde bulunan Lif, kötü huylu dediğimiz LDL kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir. Bunu hem emilimi azaltarak hem de bağırsak bak-irlileri üzerine olan etkisi ile yapar. Suda eriyebilen Lifler mide boşalımını geciktirerek, bağırsak geçişini hızlandırarak ve glikoz emilimini azaltarak diyabetik hastalar için de büyük yararlar sağlarlar. Diyabetli hastaların Lif tüketiminin ayarlanması bu nedenlerden dolayı çok önemlidir.
Çocuklarda da yeterli Lif alınmalıdır. Ancak çocuklarda gereğinden fazla Lif alınması kalori alımını azaltabilir; ayrıca kalsiyum, çinko, demir, fosfor, magnezyum gibi çok gerekli minerallerin alımını da azaltabilir, Lida kullanımındaki etkinin gücünü arttırabilirsiniz. Dengeli alımda bu etkiler görülmez.
Posted on Mart 5, 2010 - by admin
ŞEKER HASTALIĞI (DİYABET)
Şeker hastalığı, açlık kan şekerinin yüksek olması veya şeker yükleme testinde yüksek değerlerin elde edilmesidir. Lida kilo verme süreci içerisinde şeker rahatsızlığı olan kimseler de fayda görebilirler. Şeker Hastalığı vücutta çeşitli doku ve sistemleri bozan önemli bir hastalıktır. Bu sebeple erken tanınması ve tedavisi yanında diyetin önemli rolü vardır.
40 yaş civarında karşımıza çıkan ve önemli bir genetik hastalık olan şeker hastalığında diyetin çok önemli yeri vardır. İnsülin direncinin önemi ortaya konulmuştur.
Lida ile sık yemek ve karbonhidratlara dikkat etmek gerekir. Şeker hastalığı bir kalp hastalığı sayılacak kadar önemlidir ve üzerinde durulmalıdır. Şeker hastaları Lida kullanırken sık sık ve az az beslenmelidir. Günlük dengeli beslenmeli ve meyve almaya dikkat etmelidir.
Öğün sayısını artırmalıdır, ikindide ve yatsıda 1 bardak süt, ayran veya bir kâse yoğurt önerilir. Yine saat 10 civarında bir ara öğün önermekteyiz. Karbonhidratlardan uzak durulmalıdır. Şekerli besinlere çok dikkat edilmelidir. Protein ve taze sebze-meyve ağırlıklı diyet uygulanmalıdır.
Posted on Şubat 28, 2010 - by admin
LİDANIN ZARARLARI
Lida’ nın zararları olup olmadığı sürekli tartışılmış bir konudur. Fakat yoğun kullanımı ve bir çok kişi tarafından kullanılması sebebiyle artık zararsız bir ürün olduğu kanıtlanmıştır. Lida ile zayıflama sağlamış milyonlarca bayan mevcuttur. Asıl ilginç olan şudur: Hipotalamusun hemen yanında, beslenme ve doyum kimyasalları NPY ve CART’ın üretildiği yer, beynin memeli vücut denen kısmıdır (çünkü görünüşü bir çift göğse benzer).
Yiyecek hafızasının depolandığı yer burasıdır, dolayısıyla aç olduğunuz mesajını aldığınızda, aynı zamanda geçmişte yediğiniz yiyeceklerin hafızasını açarsınız; bunlar arasında kötü yiyecekler de bulunabilir.
Ayrıca, beynin paryetal bölgesi dilin, dudakların ve ağzın hareketlerini kontrol eden merkez şişman insanlarda zayıflarda olduğundan farklı hareket eder. Lida zararları olarak bahsedilen şey aslında ötelenemez damar ve kalp rahatsızlıkları olan kişilerin inatla Lida kullanmalarından ileri gelen Lidanın yan etkileri nden kaynaklıdır. Beyin taramalarına göre, şekeri çok seven şişman insanlarda bu bölge aktif hale gelmektedir. Zayıf insanlarda bölge uyur haldedir ve bu durum, şekerin bazı insanlar için duygusal yemede önemli bir rol oynadığını, diğerlerinde böyle bir durum olmadığını göstermektedir.
Eğer bel ölçüsü konusu sizi zorluyorsa, muhtemelen bütün sorumluluğu diyet programlarına veya bir buçuk kiloluk beyninizin zayıflığına yüklemişsinizdir. Sonuçta kızarmış patates ve pizza gibi güçlü düşmanlar karşısında sizinle omuz omza savaşmasını beklemişsinizdir. Ama doğayı kandıramazsınız. Görevi kabaca “pastayı mideye indir” şeklinde tercüme edilebilecek mesajlar vermek olan hormonlar ve nörotransmiterler çok fazladır. İradenizin veya disiplininizin bu kimyasal mesajların üstesinden gelebileceğini düşünmek, serçe parmağınızla bir treni durdurabileceğinize inanmaya benzer.
Posted on Şubat 27, 2010 - by yurtseven
Lida ile Bel Ölçüsü Kontrolüne Odaklanacaksınız
Toplumumuzun evlenip ayrılan ünlüler kadar meraklı olduğu bir şey varsa, o da kilo sorunları ama artık düşünce yapımızı değiştirme zamanımız geldi: Yapılan araştırmalar, aşırı kilo sorununun ölüm riski yaratması konusunda en önemli göstergenin genel kilo değil, bel çevresi olduğunu gösterdi. Elbette ki Lida ile kilo vereceksiniz ama odağınızı kilonuzu ölçen bir sayıdan, bel çevrenizi ölçen bir sayıya kaydırmanızı istiyoruz. Organlarınıza yakınlığı nedeniyle, göbeğiniz taşıyabileceğiniz en tehlikeli yağdır. Gönerk yağlarını sonlandırmak ve basenlerdeki selülitleri durumak mı istiyorsunuz. Lida Zayıflama Kapsülü sizin için en ideal çözüm olucaktır.
Diyet sayesinde bel ölçünüzü indirmenize yardımcı olmanın yanı sıra, sağlıklı bir bel ölçüsüne ulaşmanızı ve korumanızı sağlayacak egzersizler de öğreteceğiz. Şimdi, egzersizin şelale gibi terlemeyi ve nefes nefese kalmayı gerektirdiğini düşünmenizi istemiyoruz, çünkü buna gerek yok. Vücudunuzu bir ok hedefi gibi düşünmenizi istiyoruz; önemli olan, merkezdeki halkadır. Bel ölçünüzü kontrol etmenize yardımcı olacak fiziksel faaliyetlere odaklanacaksınız; özellikle yürümek, temel kasları geliştirmek gibi (kütük kalınlığında kaslara sahip olmanız gerekmiyor). Size temel kaslarınızı geliştirmenize, belinizi sıkılaştırıp inceltmenize, duruşunuzu düzeltmenize ve giysilerinizin içine daha rahat girmenize yardımcı olacak hareketler öğreteceğiz ya da Lida zayıflama kapsüllerini kullanarak bunu daha çabuk hale getirebilirsiniz. Yani daha biçimli bir beliniz olacak ve buda, araştırmalara göre, sizi başkalarının gözünde daha çekici yapacak.
Posted on Şubat 16, 2010 - by admin
SU GEREKSİNİMLERİ VE LİDA
Su, aynı protein, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler ve mineraller gibi temel bir besindir. Lida ile optimal düzeyde tüketilmelidirler. Sağlıkta yaşamsal bir rol oynar ve yaşamı sürdürmek için kesinlikle gereklidir. Aslında, su olmadan bir kişi sadece bir kaç gün hayatta kalabilir. (Yiyecek olmadan bir insan daha uzun dayanabilir.) Diyette su olmadan bir insan sadece bir kaç gün hayatta kalabilir. Diğer taraftan, kişinin sağlık durumuna bağlı olarak yiyecek olmadan hayatta kalma, sekiz haftadan on haftaya kadar sürebilir.
Su, vücudun her hücresinin bir parçasıdır. Vücudun büyük bir bölümünü oluşturur; kişinin toplam vücut ağırlığının %50’si ile % 70′i arasındadır. Suyun Lida için önemi her zaman vurgulanmıştır. Kan, tükürük, sindirim salgıları, idrar ve ter gibi vücut sıvıları aslında sudan oluşur. Su; vücuda kimyasal reaksiyonlarda yardım ederek, besinleri hücrelere taşıyarak, işe yaramayan maddeleri temizleyerek, beden ısısını kontrol ederek ve vücut sıvılarını dengede tutarak yarar sağlar.
Vücudunuzun sıvılarını koruması ve onları sağlıklı tutması için günlük yeteri kadar sıvı almanız önemlidir. Sıvı alımı olarak günlük altı ile sekiz bardak su tavsiye edilir. Kaybedilmiş vücut sıvılarını yerine koymak için bu uygun miktardır. Bu miktar, suyun kendisinden ya da yediğiniz yiyeceklerden gelebilir. Yüksek oranda su içeren meyve ve sebze gibi yiyeceklerin yanında süt, yiyecek suları, çorba ve diğer sular bu toplama katkı yapar.
Posted on Şubat 14, 2010 - by admin
LİDA İLE ELMA’ NIN GÜCÜ
Fazla kalori yağa dönüşerek damarların en başta da kalp damarlarının yani koroner damarların iç yüzeyinde birikerek damar daralmasına yani damar kireçlenmesine latincedeki ismiyle atherosklerosiz’e neden olur. Lida bunu engelleyebilir. Bu durum ise yüksek tansiyon ve onun üzerinden diğer ciddi kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlayacaktır.
Elma başta olmak üzere düşük kalorili yiyeceklerin mutfakta baskın kılınması ve ağırlıklı olarak tüketilmesi öncelikle aşırı kiloyu önleyerek damar kireçlenmesi riskine dolayısı ile kalp ve damar hastalıklarına karşı bireyi koruyacaktır. Elmanın kalp ve damar hastalıklarına karşı bir diğer koruyucu, etkisi de yüksek lif miktarına sahip olmasıdır. Liflerin sağlıklı gıda alımında mutlaka gerekli olduğunu ve sindirim sistemi ve de kalp ve damar hastalıklarından tip2 diabet’e kadar pek çok hastalıkta koruyucu olduğunu önceki kısımlarda belirtmiştim. Ancak tekrar hatırlatmakta yarar görüyorum.
Lifler sebze ve meyvelerin sindirilmeyen veya az sindirilen sap, çiçek, kabuk, yaprak gibi sert kısımları olup mide ve bağırsak boşluğunda gıdalarla alınan fazla yağ, kanserojen madde, şeker, alerjik madde, iltihap yapıcı madde gibi zararlı maddeleri kendilerine bağlayarak vücuttan dışkı ve idrarla dışarı atılan ve bu atım esnasında beraberinde bu zararlı maddeleri de sürükleyen maddelerdir. Lida zayıflama düzeni bunu kabul etmez. İşte aynı maddelerin mide ve bağırsaklara fazla yağlı gıda alımı neticesinde ulaşan yağları da bağlayarak vücuttan bu yağların dışarı atılmasına yardımcı olmaları lifleri ve lifli beslenmeyi zayıflamada veya sağlıklı gıda verilmesinde ihtiyaç duyulan gerekli gıda birleşenleri konumuna getirmiştir.
İngiliz araştırmacılar İngiltere Ulusal Gıda Araştırma Enstitüsü’nde yürütmüş oldukları araştırmalarda elmadaki besinlerin ve zengin lif içeriğinin mide kanserleri başta olmak üzere sindirim sistemi kanserlerine karşı koruyucu etkide bulunduğunu belirtmişlerdir. Özellikle elmada quersetin flavonoid’i başta olmak üzere pek çok flavon madde kanser önleyici veya başlayan kanseri kontrol altına alan bir etki göstermektedir. Aynı zamanda zayıflama sürecini de Lida ile hızlandıracak özellikler taşır. Lifler ise yukarıda da değinildiği üzere mide ve bağırsak boşluğuna gıda maddeleri ile ulaşmış olan kanser yapıcı maddeleri bağlayarak vücut dışına dışkı ve idrar şeklinde atmaktadır dolayısı ile kansere karşı son derece koruyucu etkidedir.
Posted on Şubat 13, 2010 - by admin
SOYA FASÜLYESİ VE LİDA
Fitoöstrojenler özellikle hormonlara bağlı olan kanserlerin kontrolünde ve önlenmesinde rol oynarlar. Meme kanseri, testis ve prostat kanseri gibi östrojen ilişkili kanserler fitoöstrojen alımının yüksek olduğu ülkelerde daha düşük oranlarda görülür. Zayıflama periyodunda da soya ve yan ürünleri oldukça iyi etkiler gösterebiliyor. Bu sebepten ötürüdür ki Lida ile soya fasülyesini tavsiye ediyoruz.
Yapılan çeşitli araştırmalarda, soya sütünü yüksek oranda tüketen erkeklerin, soya sütü içmeyenlere göre prostat kanserine yakalanma riskinin %70 daha az olduğu bulunmuştur. Soya sütü içen menopoz öncesi kadınların içmeyen kadınlara oranla meme kanserine yakalanma risklerinin daha düşük olduğu saptanmıştır. İnsan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda çocukluk çağından itibaren soya kaynakları bakımından zengin bir diyet uygulayan kişilerin ileri yaşlarda meme kanserine yakalanma oranının daha düşük olduğu ortaya konulmuştur.
Soyanın kanserden koruyucu etkisinin yanı sıra, kemik erimesi, diyabet, böbrek hastalığı, menopoz semptomları, kolesterol ve kardiyovasküler hastalıklar üzerinde de olumlu etki gösterdiği birçok çalışma ile desteklenmiştir.
Soya fasulyesi, diğer bitkisel kaynaklı besinlere göre daha yüksek protein içerdiğinden, doymuş yağlar yönünden zengin et ürünleri yerine tüketilmesi oldukça sağlıklı bir tercihtir. Soya sütü ve tofu da günlük beslenmede yer verilmesi gereken besinlerdir.
Posted on Şubat 12, 2010 - by admin
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE LİDA
Günümüzde sıklıkla kullanılan bağışıklık destekleyici terimini eminiz siz de duymuşsunuzdur. Bağışıklık sistemi Lida ile zayıflama konusunda önemli bir anekdottur. Bu konuda çıkarılan çeşitli ilaçlar bugün özellikle kanser hastaları tarafından sıklıkla kullanılmaktadır. Ne yazık ki bu ilaçların bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkileri ispatlanmamıştır. İster tedavi sırasında isterse tedavi sonrasında herhangi bir ilaç, bitkisel destek vs. kullanımın da muhakkak sağlık personelinize danışmayı ihmal etmeyin.
Bütün hücreler büyüyebilmek ve fonksiyon gösterebilme! için besin öğelerine gereksinim duyarlar. Yetersiz vitamin, mineral, yağ, kalori ve protein alımı neticesinde hücreler, büyüme ve fonksiyon gösterme yeteneklerini kaybederek, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Yetersiz ve dengesiz beslenme, bağışıklık sisteminin yabancı organizmaları tanıma ve imha etme yeteneğini azaltır. Bu nedenle yeterli beslenemeyen kişiler, enfeksiyonlara yakalanmaya daha yatkındırlar.
Kanser hastaları gerek hastalığın kendisinden gerekse uygulanan tedavilerin yarattığı yan etkilerden dolayı genellikle gereksinimleri kadar besin öğesini alamazlar. Lida ile besin optimizasyonu zaten gerçekleşir. Ancak bağışıklık sis teminin optimal çalışabilmesi için daha fazla kalori ve proteine ihtiyaç vardır.
Posted on Şubat 10, 2010 - by admin
SAĞLIKLI SİNDİRİM VE LİDA
Sağlıklı bir beden temeli, sağlıklı bir sindirim sistemine dayanır. Lida’ nın çalışması da sağlıklı bir mide sistemine bağlıdır. Biri olmadan diğeri olmaz. Ne yazık ki, çoğumuzun bedendeki toksik atıkları boşaltma işinde başarısız olduğumuz, bizi kronik ve ölümcül hastalıklarla karşı karşıya bırakan bağırsaklara sahip olduğumuz konusunda pek çok doktor hemfikirdir.
Şimdi, sağlıklı bir bağırsağın canlı besinlerle nasıl beslendiğine bir bakalım:
1. Canlı besinlerde doğal olarak bulunan enzim, besinleri parçalar. Böylece besinlerdeki kimyasal maddeleri, hücrelerden geçebilecek ve kana karışabilecek küçüklükte parçalara ayırır. (Yaş sebze ve meyvenin zor sindirildiği görüşünün tam tersinden bahsediyoruz.)
2. Sindirilmiş bol lifli besinler kolon duvarları tarafından emilir ve kan yoluyla beden hücrelerine dağıtılır.
3. Besinlerdeki toksik maddeler, bağırsakların içinde bulunan faydalı laktobasil bakteri ailesi tarafından hızlı bir eliminasyon için tutulur.
4. Kalan lif, birçok kanserojen maddeyi seyreltme, bağlama ve etkisizleştirmeye yardımcı olur.
5. Atık maddeler, her gün düzenli olarak çalışan bağırsakların hareketleriyle atılır.
6. Aynı zamanda bedendeki trilyonlarca hücre, kendi çöplerini kan dolaşımına boşaltır ve toksinler hızla bedenden atılmak üzere bağırsaklara gider.
Bedenimizdeki atık maddeler, aşağıdaki resimdeki gibi sağlıklı bir bağırsağa en hızlı şekilde gitme eğilimindedirler.
Posted on Şubat 9, 2010 - by admin
KURUTULMUŞ YİYECEKLER VE LİDA
Kurutma işlemi (dehidrasyon) pişmiş ve çiğ yiyecekler arasındaki güzel bir köprü olarak düşünülebilir. Lida ile kurutulmuş meyvelerin özellikle önemi vardır. Meyve, sebze, kabuklu yemiş ve tohumlar evde kolaylıkla kurutulabilir. Kurutulmuş yiyecekler sağlıklı, besleyici ve lezzetli bir beslenme düzenine giden bir başka kapıyı açarlar.
Dehidrasyon esnasında bazı vitamin ve enzimlerde parçalanma meydana gelir. Bu pişirirken gerçekleşen parçalanma durumuna tercih edilir bir durumdur.
Kurutulmuş yiyeceklerle bir mönü hazırlarken, meyveleri ayrı kullanın. Günlük olarak az miktarda meyve içeren diyetler genellikle faydalıdır. Kurutulmuş meyveler bağırsak hareketlerini düzenlediği için Lida ile kullanıldığında fayda gösterir. Çok miktarda meyve içeren diyetlerle fazla şeker alınır ve böylelikle düşük veya yüksek kan şekeri, vajinal enfeksiyonlar, kandida albikans, kanser ve viral (virüsle ilgili) hastalıkları tetikleyici etki gösterir.
Özetlemek gerekirse, kurutma (dehidrasyon) işleminde, daha çok sebze ve daha az meyve kullanın. Hastaysanız, kuru meyvelerden tamamen uzak durun.












