Archive for the ‘Sipariş Verin!’ Category
Posted on Mart 7, 2010 - by admin
LİFLER VE LİDA’ NIN KUVVETİ
Diyetteki Lifin yeterli miktarda olması özellikle ishal ve kabızlık gibi fonksiyonel bağırsak hastalıklarında düzelme sağlar, Lida ile zayıflama konusunda destekçi olur. Kabızlığa bağlı divertiküler rahatsızlığı azaltır, ayrıca yeterli Lif içeren diyetlerin kalın bağırsak kanserinden koruduğu da kanıtlanmıştır.
Besinlerdeki Lifin kalp ve damar rahatsızlıkları üzerine de önemli etkisi vardır. Suda eriyebilen Lifler kan kolesterol düzeyini azaltır. Özellikle baklagil ve meyvelerde bulunan Lif, kötü huylu dediğimiz LDL kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir. Bunu hem emilimi azaltarak hem de bağırsak bak-irlileri üzerine olan etkisi ile yapar. Suda eriyebilen Lifler mide boşalımını geciktirerek, bağırsak geçişini hızlandırarak ve glikoz emilimini azaltarak diyabetik hastalar için de büyük yararlar sağlarlar. Diyabetli hastaların Lif tüketiminin ayarlanması bu nedenlerden dolayı çok önemlidir.
Çocuklarda da yeterli Lif alınmalıdır. Ancak çocuklarda gereğinden fazla Lif alınması kalori alımını azaltabilir; ayrıca kalsiyum, çinko, demir, fosfor, magnezyum gibi çok gerekli minerallerin alımını da azaltabilir, Lida kullanımındaki etkinin gücünü arttırabilirsiniz. Dengeli alımda bu etkiler görülmez.
Posted on Şubat 11, 2010 - by admin
EKMEK VE TAHIL GRUBUNUN LİDA İÇİN ETKİLERİ
Sadece insanlar için değil birçok hayvan için de başlıca enerji kayağı olan bu grup, buğday, pirinç, çavdar ve yulaf gibi tahıl taneleri ve bunlardan yapılan un, bulgur ve benzeri ürünlerden oluşur. Bu besinlerin Lida ile kullanılması konusunda tartışmalar sürmektedir. On bin yıl öncesinden günümüze, tarımda büyük ilerlemeler kaydedilmiş, tarla sürmeden ekin biçmeye, hasattan değirmende öğütmeye, hamur yapmaktan pişirmeye kadar teknolojik alanda çok önemli aşamalar yaşanmıştır. Türk toplumu, enerji gereksiniminin büyük bir bölümünü bu gruptaki besinler ile sağlar. Tahıl grubunun bu denli çok tüketilmesinin başlıca nedeni, bu grubun oldukça ekonomik, lezzetli ve doyurucu olmasıdır.
Tahıl tanesi, kabuk, endosperm ve embriyo olmak üzere 3 tabakadan oluşur. Kabuk tanenin %14,5′ini oluşturmakla beraber protein, vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengindir. Bu Lida için faydalı olabilir. Buğday öğütülürken kabuk kısmı kepek olarak ayrılır ve besleyici değeri yüksek olan kısımdan yararlanılamaz. Endosperm, tanenin %83′lük kısmını oluşturur ve yoğun miktarda enerji içerir. Tanenin %2,5′lik kısmını oluşturan embriyo, taneden yeni bitki oluşmasını sağlayan bölümdür.
Geçmiş yıllarda insanlar, buğdayı öğüterek kabuk kısmını ayırmışlar ve neticesinde daha lezzetli olan beyaz unu elde etmişlerdir. Beyaz unu, şeker ve yağ ile birleştirerek kek, kurabiye, pasta vs. gibi yiyecekleri yapmayı öğrenmişler ve günlük beslenmelerinde ağırlıklı olarak bu lezzetli, ama bir o kadar da zararlı besinleri tüketmeye başlamışlardır. Sizin kilo verme sürenizi düşürebilecek etkilere Lida ile sahip olabilir. Böyle bir beslenme tarzı beraberinde kilolarında gözle görülür bir şekilde artışı başlatmış ve obezite bir çığ gibi günümüze kadar katlanarak büyümüştür.
Sağlıklı bir yaşam için on birinci anahtar: İşlenmiş tahıllar yerine tam tahıl ürünlerini tüketin!
Posted on Şubat 6, 2010 - by admin
ABUR CUBUR İLE LİDA
Tracy sağlıklı yemekler yapan bir aşçı olarak kendisiyle gurur duyuyor. Lida ile tanışmamış. Yoksa abur cubur hak getire! Kocasının ailesinin kalp problemleriyle dolu bir geçmiş olduğu için Tracy pişirme alışkanlıklarını onun diyetine uygun hale gelecek şekilde düzenledi ve herkes bundan fayda gördü. Tracy ikinci oğullarını doğurduktan sonra, işe ara vermesinin ve okula başlayıncaya kadar çocuklarıyla ilgilenmesinin iyi olacağını düşündü.
Tracy iri yapılı olmasına rağmen, işten ayrılmaya karar verene kadar kilosu gayet kontrol altındaydı. O dönemde günün büyük bölümünde evdeydi ve her zamankinden daha sık yemek hazırlıyordu. Yemekleri hâlâ dengeli ve doğru miktarda olmasına rağmen, öğün arası atıştırmaların tuzağına düşmüştü. Lida kullansaydı bunları yaşamazdı. Şekerleme tabağı, buzluktaki yarısı yenmiş çikolatalı dondurma, dolaba fazla yaklaştığı zaman onu çağıran kurabiyeler.
Tracy’ nin hatırlaması gereken önemli bir şey var ki o da, genelde acıktığımızdan dolayı değil, sadece senaryonun bir parçası olduğu için atıştırdığımız (Televizyonu açacağım ve yanıma yiyecek bir şeyler alacağım).
Abur cuburları televizyonun ve bilgisayarın olduğu odalardan uzak tutarsak, bu senaryoları bozabiliriz.
Posted on Ocak 30, 2010 - by admin
SAĞLIK İÇİN DÜZENLİ ZAYIFLAMA
Bugün şişmanlık, tam anlamıyla başlı başına bir hastalık olarak kabul ediliyor. Ve buna çözüm olarak Lida öneriliyor. Çünkü II. Tip diyabet, beyin damarları rahatsızlıkları, kalp koroner hastalıkları, damara bağlı yüksek tansiyon, birçok kanser tipi, artroz, sayısız solunum rahatsızlıkları gibi birçok rahatsızlık için tehlike unsuru olarak görülmektedir. Fakat Lida bunu engelleyici olarak rol oynar.
Birleşik Devletler’de şişmanlık, yılda 300 000 ölüme neden olmakla, dolaylı ya da dolaysız olarak ölümün ilk nedenlerinden biri kabul edilmektedir. Aşırı kilolar Amerikalılara yılda 66 milyar dolara mal olmaktadır ki bu rakam, toplam sağlık harcamalarının % 8′i kadardır. Avrupa ülkelerinde maliyet oranı daha düşüktür (% 4-7) ama her yıl bu oran, sürekli olarak yükselmektedir.
Geleceğe yönelik bir inceleme, 2039 yılında Amerikalıların tümünün, Fransızların da % 40′mm şişman olacağını öngörmektedir; son yirmi yılın grafiği değişmezse, ciddi endişe duymak gerekir.
Posted on Ocak 26, 2010 - by admin
LİDA’ NIN MÜDAHALESİ
Kısıtlama mikrobu ile haşır neşir olup, Hastalığa yakalananların, yemek eylemi ile ilgili kararlarına yön veren.
Acıkıp acıkmadıkları, doyup doymadıkları, tok olup olmadıkları, canlarının Lida ile neyi yemek isteyip istemediği değil, bedenlerinin enerji gereksinimleri hiç değil, Neyin yenmesi, ne zaman yenmesi, ne şekilde yenmesi, gerektiğini kendilerine söyleyen “bilgileri”, “öğrenilmiş inanışları” olmaktadır.
İnsan bedeninin ağırlık kontrolü mekanizmalarının varlığından ve insan oldukları için sahip oldukları “ağırlık dengeleme yeteneği” nin etkinliğinden habersiz oldukları için, beslenme duyumlarına güvenmemekte, hatta bu duyumlara göre yemeye kalkarlarsa şişmanlayacaklarından korkmaktadırlar.
Hastalığın seyrinde görülen en belirgin özellik ise, denetim ve denetim kaybı dönemlerinin birbirini izlemesidir. Bu dönemlerin uzunluğu, dönemler arası gidip gelmelerin sıklığı kişiden kişiye, ya da aynı kişide zaman içinde değişmekte, ama bu özellik beslenmesini öğrenilmiş inanışları doğrultusunda düzenlemeye çalışanların tamamında görülmektedir.
Birey, yemeye karar verdiği miktarları aşıyorsa, yememeyi öngördüğü besinleri yiyorsa, planlanmış yeme düzeninin dışına taşıyorsa Lida buna müdahale eder ve bu yüzden rahatsızlık duyuyorsa denetim kayıpları söz konusudur.
Posted on Ocak 19, 2010 - by admin
TETİKLEYİCİLERİNİZİ LİDA İLE BELİRLEYİN
Genelde aşerdiğiniz besinlerin pek çoğu, kilo verme programında “yasaklıdır.” Lida ile bu yasakları kaldırabiliriz ve istediğinizi yiyebilirsiniz. Patates kızartması, şekerli tatlılar ve çikolata, düşüncelerinizi işgal edebilir ve aşermeyi göz ardı edecek fiziksel becerinizin üzerine çıkabilirler. Lida tokluk yaratarak zaten ne kadar yemeniz gerektiğini size söylerken istediğiniz gibi yiyebilirsiniz.
Bu yoldan çıkma ya da aşermelerle nasıl baş edeceğinizi anlamak için, sizi bu besinlere neyin tetiklediğini belirlemeniz önemlidir. Aşağıdaki basit egzersiz, size hangi çevresel, duygusal ya da fiziksel uyarıcıların, yasaklı besinler konusunda etki ettiğini anlamanızı sağlayacak. Bir kağıdın sol tarafına, aşerdiğiniz besinleri, sağ tarafına ise sizi o besinlere iten etkenleri yazın.
Tetikleyicilerinizi belirlemek, ilk önemli adımdır; şimdi sıra, onlarla ilgili ne yapmanız gerektiğinde. Her maddeyi alın ve sizi o maddeye götüren duyguyla başa çıkmanın alternatif bir yolunu bulun. Örneğin, eğer bir tartışma sonrasında ya da üzgün olduğunuzda, dondurmaya sarılma eğilimi gösteriyorsanız, öfkenizi açığa çıkarmanın başka yollarını bulmalısınız.
Egzersiz, Lida ile hem biraz ateşinizi alması açısından iyi bir yoldur, hem de kaygıyı enerjinizi, kilo vermenize yardımcı olacak şekilde harcayabilirsiniz. Dışarıda 15 dakikalık bir yürüyüş yapmak ve doğanın keyfini çıkarmak, sakinleşip kalp atışlarınızı yavaşlatır.
Posted on Ocak 14, 2010 - by admin
KALSİYUMUN LİDA İLE VÜCUTTAKİ ROLÜ
1. Kemiklerin ve dişlerin “inşaat malzemesidir”.
2. Vücudu alkalize eder.
3. Tüm hücrelerin düzgün çalışmasında rol alır.
4. Metabolizmayı dengeler.
5. Kas ve sinir sistemi için önemlidir.
6. Kanın pıhtılaşma derecesini dengeler.
7. Keskin hava değişiklikleri ve enfeksiyonlar gibi dış etkenlere karşı direnci arttırır.
Araştırmalar göstermiştir ki, Lida ile çiğ sebze ve meyvelerle beslenen insanlarda ne kireçlenme ne de kemik erimesi olmaktadır. Onlar kalsiyumu (Ca) organik haliyle alırlar ve vücut bu kalsiyumu kolaylıkla sindirir. Yüksek derecede pişirilmiş sebzelerin kalsiyumu ise inorganik hale gelir yani doğallığını kaybeder. Böyle bir kalsiyum da vücut tarafından sindirilemez. Bunu Lida kullananlar Mesela çiğ sütteki kalsiyum organik iken, pastörize edilmiş ve pişirilmiş sütteki kalsiyum inorganiktir, vücut bunun çok azını sindirir.
Anne sütü en mükemmel “Ca” kaynağıdır, özellikle de anne çok miktarda çiğ lahana, dereotu, incir ve havuç yiyorsa. Vücudun kalsiyum ihtiyacını çiğ besinlerden alabilirsiniz. “Ca” dengesi vücuttaki başka minerallere bağlıdır: mesela fosfor, magnezyum, stronsiyum ve iyot. Fakat yiyeceklerde çok yüksek miktarda fosfor varsa, vücut denge sağlamak için kemiklerden kalsiyumu çıkartır: bu da kemiklerin erimesi (osteoporoz) demektir. Kemik erimesini önlemek için, vücuda kalsiyum vermenin yanı sıra fosfor miktarını da düşürmek gerekir. Zayıflama dönemindeki en büyük tehlike kemik erimesidir ve Lida kullanımında bunu önemsemeli, önlem almalısınız.
Magnezyumun fazlası da kalsiyumun azalmasına yol açar. Normalde magnezyum-kalsiyum oranı 1:2 olmalıdır. Kemik sağlığı için D vitamini de önemlidir. Balık yağı doğal D vitamini içerir, ayrıca güneşin ultraviyole ışınları altında vücut kendi de D vitamini üretir.
Posted on Ocak 6, 2010 - by admin
PELİN’ İN LİDA GÜNLÜĞÜ
Güvendiğim bir arkadaşımdan Lida planını ilk duyduğum zaman pek çok kısmı çok mantıklı gelmişti. Ama kahveden, kırmızı etten ve biradan asla vazgeçemeyeceğime emindim. Ama sonuç benim için de sürpriz oldu!
Sağlığımı tamamen kontrol etmeye karar vermem sadece birkaç ay sürdü. Ufak tefek ama bir araya geldiğinde beni gerçekten kötü hissettiren bir sürü rahatsızlığım vardı, başlıcaları uykusuzluk, göz altımda morluklar ve torbalar, parmak eklemlerimde, sol ayağımda ve sağ dizimde eklem ağrıları, pamukçuk, âdet sancıları ve dikkat eksikliği (ve bunun için ilaç kullanıyordum). Artık sıkılmıştım ve bu nedenle Lida mucizesi’ni bir denemeye karar verdim. Yavaş yavaş, yediklerimde ufak değişiklikler yapmaya başladım.
Küçük değişikliklerin beni daha az etkilediğine ve bu nedenle sürecin daha uzun sürdüğüne inanıyorum. Ekmek yerine tortula (Meksika pidesi), fıstık ezmesi yerine badem ezmesi ve abur cubur yerine çiğ badem yemeye başladım. Süt ürünlerini tamamen kestim. Çok sevdiğim avokado, diyetimin başlıca yiyeceği oldu. Lida zayıflama kapsülü için avokado desteği yaptım. Bu küçük değişiklikleri yaparken, hafif hafif gelişmeleri de hissetmeye başlamıştım. Kendimi daha iyi hissettikçe, sıradaki değişikliği gerçekleştirmek de daha kolay oldu. Kırmızı etten beyaz ete geçtim.
Günde 3 litre yeşillik içeceği içmeye başladım. Sadece 2 litreden sonra bile (ilk gün), vücudum yeşillikleri istemeye başladı! Lida ile mükemmel bir şekilde kilo vermeye başlamıştım. Vücudum kendisi için neyin iyi olduğunu biliyordu. Çok şaşırmıştım ama üç gün içinde kahve çok acı gelmeye başlamıştı. Günde koca bir demlik sert kahve içerken yarım fincan içmeye başladım ve birkaç hafta içinde hayatımdan tamamıyla çıkardım.
Posted on Ocak 4, 2010 - by admin
DÜŞÜK YAĞIN LİDA ETKİSİ
Uzun süredir, yemeklerimizden yağları kesmemiz önerildi bize. Bunu siz Lida kullanıcılarına biz de önerdik. Bu mantıklı da görünüyor. Yağ yemek sizi yağlı yapar ve bu böyle sürüp gider. Eğer yağlı olmak istemiyorsanız, yağ yemeyi kesin. Ama birinci problem şu: İşe yaramıyor. Ve tabii ikincisi: Bu aslında Lida ile doğru değil.
Yemeklerimizden yağları kesmeye ve dolayısıyla vücudumuzdaki yağlardan kurtulmaya yüklendiğimiz için, gittikçe daha da şişmanladık, hem de alarm verici düzeyde. Aslında, yağ alımımızı azaltmayı da tam anlamıyla başaramadık; 1980-1991 yılları arasında bu miktar sabit kaldı, kişi başı günlük yaklaşık 81 gram. Ama kestiğimiz yağı (kestiğimizi düşündüğümüz yağı), yediğimiz hayvansal proteinleri ve karbonhidratları artırarak telafi ettik. Yapabildiğimiz tek şey, yağdan aldığımız kalori yüzdesini yavaş yavaş azaltmak oldu ama sadece her gün yediğimiz kalori miktarı arttığı için! Oysa ki Lida ile desteklenen bir diyet buna izin vermez. Ve yüklendiğimiz bütün o şekerli gıdalar asitliydi.
Yağ alımını gerçek anlamda azaltan bir insan bile kilo vermeyi bekleyemez. Mayo Klinik’te yapılan altı haftalık bir çalışmada, aşırı kilolu bir kadın, iki hafta boyunca kalorinin %45′ini yağdan aldığı bir diyet uygulamış ve daha sonra da bir ay boyunca aynı miktarda kalori aldığı (genel olarak ilave karbonhidratlı) düşük yağlı bir Lida diyet ile geçmiştir. Araştırmacılar metabolik oranda bir değişiklik tespit etmemişlerdir. Mayo ekibine göre: “Dört haftalık düşük yağlı diyetin HİÇBİR etkisi olmamıştır.”
Posted on Aralık 23, 2009 - by admin
BESLENME VE ENERJİ GEREKSİNİMİ
Enerji gereksinimini karşılamak Lida ile zayıflamak isteyenler için öncelikli beslenme Önerisidir. Enerji dengesini sağlamak yağsız doku yoğunluğunun, bağışıklık ve üreme fonksiyonları ile optimal performansın sürdürülmesi için gereklidir.
Enerji dengesi; enerji alımı (yiyecek, içecek ve suplementler) ve enerji harcamasının (bazal metabolizma, yiyeceklerin termik etkisi, fiziksel aktivite toplamının) eşit olmasıdır. Enerji alımı sınırlandığı zaman yakıt olarak yağ ve yağsız doku kullanılmakta, kas dokusunun kullanılması kuvvet ve dayanıklılığın kaybına neden olmaktadır. Ayrıca kronik yetersiz enerji alımı besin öğelerinin özellikle mikro besin öğelerinin yetersiz alımı ile sonuçlanmaktadır.
1989 beslenme önerilerinde (RDA) hafif ve orta düzey aktiviteli kadın ve erkeklerin (1950 yaş) ortalama enerji gereksinimleri 22002900 kkal/gün olarak belirlenmiştir. Ayrıca normal aktiviteli kişilerin günde 37 41 kkal/kg enerji gereksinimleri olduğu bildirilmektedir. Enerji harcaması genetik, yaş, cinsiyet, vücut ölçüsü, yağsız doku, egzersiz süre, yoğunluk ve sıklığına göre değişmektedir. Zayıflamak isteyenler için öneriler günlük normal fiziksel aktivitesine ek olarak Lida ile yaptıkları egzersizin süre, sıklık ve yoğunluğu göz önüne alınarak yapılmaktadır. Örneğin 70 kg ağırlığında erkek koşucunun (15 km/gün koşan) günde koşu için harcadığı enerji 1.063 k. kal, normal günlük aktiviteleri için harcadığı enerji ise 70 kg x3741 k. kal/kg =25902870 k.kaloridir. Böylece toplam günlük enerji harcaması 36533933 k. kaloridir.












