Posts Tagged ‘Zeytin ve Zeytinyağı’
Posted on Mart 4, 2010 - by admin
LİDA İLE SAĞLIKLI YAĞ TÜKETİMİ
Oda sıcaklığında katı olan yağlardan Lida kullanırken uzak durun. Bifteğin üzerindeki yağı sıyırın, tavuğun ve balığın derisini soyun. Kıyma çekilirken yağsız olmasına dikkat edin.
Hidrojenize yağlardan (margarin vb.) uzak durun. Bunlar, hidrojenle doymamış bağların doyurulması sağlanmış bitkisel yağlardır. (Günlük 2 gram ya da total kalorinin %1′i olarak kısıtlayın.)
AKDENİZ TİPİ BESLENME
Bir Anadolu türküsü vardır: “Zeytinyağlı yiyemem aman, basada fistan giyemem aman…” diye devam eden. Şimdi ise organik tarım, zeytinyağının önemi, Akdeniz Diyeti diyerek farklı bir yaklaşım sergiliyoruz.
Ülkemiz bitkisel yağlar bakımından zengindir. Ege Bölgesi başta olmak üzere bazı Akdeniz Bölgesi şehirlerimizde zeytinyağı, Trakya yöresinde ayçiçeği yağı, haşşaş yetiştirilen şehirlerimizde haşşaş yağı, yetiştirildikleri yörelerde üretildiğini bildiğimiz bitkisel yağlarımızdır.
Sağlıklı beslenmede Akdeniz tipi beslenme önemlidir. Bolca zeytin ve zeytinyağı tüketilen Ege ve Akdeniz’ de, tansiyon hastalığı ile kalp-damar-beyin hastalıkları, tereyağı ve Trabzon yağı gibi katı yağ tüketilen Karadeniz bölgemize göre daha az görülmektedir.
1960′h yıllarda yapılan Yedi Ülke Çalışması, yüksek yağ içeren Akdeniz beslenme modelini uygulayan ülkelerde kalp hastalıkları oranının düşük olduğunu ortaya çıkarınca, tekli doymamış yağlara ilgi gösterilmeye başlanıldı. Diğer yağlara oranla tekli doymamış yağlar, serbest radikallerin saldırılarına karşı daha dirençlidir. Radikallerin uzaklaştırılmasında Lida Zayıflama Kapsülü‘ de etkin olabilmektedir. Serbest radikallerin saldırılarına karşı toksik hale getirdiği yağlar damar duvarına yapışır. Bir zamanlar besinlerin en zavallısı sayılan tekli doymamış yağlar beklide bizleri diyabet ve kansere karşı koruyabilir. Zeytinyağı, kanola yağı ve keten tohumu yağının tekli doymamış yağ oranı çok yüksektir. Avakado ve bademde yararlı kaynaklardır.
Posted on Ekim 19, 2009 - by admin
Bazı Besinler ve Önemleri
Bu yazımızda Lida kullanıcılarına bazı besin ve besin değeri olan şeyler hakkında bilgiler vermek istedik.
Çikolata
Portakalın kanserden koruyucu etkisi vardır. 50 gr lık bitter çikolata 15-16 portakalın etkisini göstermektedir. Çikolatada bulunan maddeler; kalp sağlığını koruyan antioksidanlar içerir, kan dolaşımının artmasını sağlar, damar sertliğini önler, kolesterolü düşülür ve kanın temizlenmesine yardımcı olur. Kalsiyum, demir ve florid içeren sütlü çikolatalar kemik ve diş sağlığı için yararlıdır. Çikolata içindeki flor dişlerin çürümesini önler ve dişleri korur. Çikolata mutluluk hormonu endorfin ve serotonin salgısını artırır, stresi önler ve morali yükseltir. Lezzetlidir ve mutluluk verir. Bitter çikolata tercih edilmelidir. Çikolatada bulunan tanin solunum yollarını açar, astıma ve nefes darlığı çekenlere faydalıdır. İçindeki kakao alerjiye bağlı öksürüğe iyi gelir. Çikolata uykusuzluğa faydalıdır, yatmadan önce yenirse uyku getirir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Fazla enerji verir, 15-20 dakikada kan şekerini yükseltir. Çikolatada bulunan çinko unutkanlığı önler. Şişman kişiler çikolatanın yüksek kalori içerdiğini unutmamalıdır. Şeker hastaları yememelidir.
Şeker
Uzmanlar, şeker işlem gördüğü için vücuda zehir kadar olumsuz etki yaptığını savunulmaktadır. Bu nedenle vücudun şeker ihtiyacı doğal gıdalardan meyve ve sebzelerden alınmalıdır. Prof. Dr. Hasan Taşçı: “İnsanın doğası gereği işlem görmüş gıdaları kabul etmediği ve şeker tüketiminin hastalıklara davetiye çıkardığını belirtmiştir.” Şeker yendiği zaman pankreas insülin salgılamaya başlar. Şeker enerji verir. Günde 30-50 gr alınmalıdır. Bal, pekmez ve reçel de şekerlidir. Pekmezde demir ve kalsiyum da vardır. Hareketsiz ve şişman olanlar az tüketmelidir. Çikolata ve şekeri fazla tüketenlerin ciltlerinde kırışmanın daha erken başladığı savunulmaktadır. Şeker yenince pankreas insülin salgılamaya başlar, insülin salgılanması istenmez. İnsülin salgılanınca kan şekeri düşer ve açlık hissi ortaya çıkar. Karbonhidrat ve şeker yemeye devam edilirse sonunda şişmanlık kaçınılmaz hale gelir. Reçel yerine pekmez veya bal yemek daha sağlıklıdır. Fazla şeker yenirse sindirim sistemi bozuklukları, erken yaşlanma, böbrek hastalıkları, erken bunama, kabızlık, halsizlik ve saç dökülmesi görülür.
Zeytin ve Zeytinyağı
Akdeniz çevresinde yaşayan insanlar Akdeniz diyeti ve Akdeniz mutfağının doğmasına sebep olmuşlardır. Bol zeytin ve zeytinyağı tüketirler. Kalp damar ve kanser hastalığına yakalanma riski daha azdır. Zeytinin bileşimi: %50-70 su, %15-30 yağ, %l-3 protein, %l-3 lif, 1-5 kül, %2-6 şekerden oluşur. Zeytinler ya tuzlu suda ya da kostikli su içerisinde yeterli tat ve aromaya ulaşınca pazara sunulmaktadır. Zeytin dışarıdan alınması gereken yağ asitlerini, vitaminleri ve antioksidanları içerir. Zeytinde bulunan “oleoporin” tansiyonu düşürücü etki gösterir.
Zeytinyağının Faydaları
Zeytinyağında E vitamini vardır. E vitamini yağda eriyen vitaminlerdendir. Zeytinyağı, kalp damar hastalıları, beyin, sinir kemik ve sindirim sistemi üzerinde iyi etkisi olan bir yağdır. Cilt alerjilerine iyi gelir. Zeytinyağında bulunan oleik asit kansere karşıdır. Meme kanserini Önler. Kanser riskini azaltır. Kanser oluşumunu engelleyen yağ asitleri ve diğer bazı maddeler bu etkileri gösterir. Tansiyonu düşürür, zararlı kolesterol miktarını düşürür, zeytinyağı kötü kolesterol LDL’ yi düşürürken iyi kolesterol olarak bilinen HDL’nin de yükselmesini sağlar. Damar tıkanıklıklarının giderilmesinde yardımcı olur. Kalbimize yardımcıdır. Kalp krizi riskini azaltır. Zeytinyağı pıhtılaşma riskini azaltır. Yemeklerden önce içilirse mideyi ülsere karşı korur. Mide asidini azaltır. Dolayısıyla gastrit ve ülser riskini azaltır. İdrar yolları ve safra kesesi rahatsızlıklarında etkilidir. Safra salgısının artmasını sağlar. Dolayısıyla safra boşalacağı için safra taşı oluşumunu da önlemiş olur. Bağırsaklar üzerinde olumlu etkisi vardır. Bağırsakların çalışmasını sağlar. Bağırsaklardan en iyi emilen yağdır. Kemik gelişimi için yararlıdır. Doğumdan sonra çocukların sinir sistemi için gerekli oleik asit zeytinyağında % 80 oranında bulunur. Yine bebekler için gerekli linoJeik asit zeytinyağında vardır. Beyin gelişimini hızlandırıyor. Zeytinyağının yaşlanmayı önleyici etkisi olduğu tespit edilmiştir. Fazla miktarda antioksidan içerir. Yaşlanmayı geciktirir.
Cildi besler, korur ve yumuşatır. Bütün yağlar arasında en kolay hazmedilenidir. Limon ve kahve ile içilirse kabızlığı giderir. Ağızda çalkalandığında dişlerin beyaz kalmasını sağlar. Masaj, banyo ve yüz maskelerinde kullanılır. Sarılık ve karaciğer hastalıklarında kullanılır.
Meyve Suları
Meyve suları vücudun kaybettiği suların geri kazandırılmasını sağlar, C vitamini, karotenoid ve fenolik bileşikleri içerir. Bunlar kanser, kalp ve kronik hastalıklara karşı koruyucu etki gösterirler. Elma Suyu: Elma suyu “Quercetin” adlı bir antioksidan içerir. Elma ve elma suyunun beslenmemizde önemli rolü vardır. Elmanın içerdiği bazı özel bileşikler % 9-34 oranında kötü kolesterolün(LDL) oksidasyonunu önlediği belirtiliyor. Yüksek tansiyonu ve kalpteki ritim bozukluklarını önleyici etki gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca kalp hastalığı ve kanser riskini azaltıcı etkisi olduğundan kalp sağlığı için elma suyu tavsiye ediliyor. Ultraviyole ışınlarından korumak ve güneş yanıkları için elma suyu tavsiye edilmektedir. Portakal suyu: C vitamini bakımından çok zengindir. Oksidatif stresi azaltıcı etkisi vardır. HDL (iyi kolesterol) konsantrasyonunu yükseltir.
Kayısı Nektarı: Beta karotence çok zengindir. Potasyum, folik asit ve A vitaminince zengindir. Karotenoidler anti oksidan etki gösterir. Kansere karşı önemli derecede koruyucu etkisi vardır. Üzüm Suyu: Bir bardak üzüm suyunda 125 kalori vardır. Potasyum, Vitamin C, folik asit ve polifenoller bakımından zengindir. Üzüm suyundaki polifenoller, siyanin ve proantosiyanindir. Bunlar antioksidandırlar, LDL( kötü kolesterolü) düşürür. Özellikle mor üzümün kalp hastalıklarına faydalı olduğu bildirilmektedir.
Sirke
Sirkenin on bin yıl önce bulunduğu tahmin edilmektedir. İlk keşfeden Babillilerdir. Romalı lejyonerler çorba gibi içerlerdi. Hipokrat, sirkeyi ilaç olarak kullanırdı. Anibal, Alpleri aşmak için kayaları sirke ile parçaladı. Amerikan İç Savaşfnda skorbüt hastalığı ve Birinci Dünya Savaşı’nda ise yaraları iyileştirmek için kullanıldı. Birçok hububat, meyve ve bitkilerden sirke yapılır. Elma sirkesi en kıymetlisidir. İştah açıcı olarak, salata ve turşu yapmada kullanılır. Sebze ve meyveler, mikroplardan temizlemek için, sirkeli su ile yıkanır. Lavaboda, banyo gibi sert zeminler sirkeyle silinir. Boğaz ağrılarında, sirke ile gargara yapılır. Kaşıntılara ve cilt çatlaklarına sirke sürülür. Su ile kaynatılıp buharına durulursa, baş ağrısı, astım ve cilt lekelerine faydalıdır. Yorgunluk ve uykusuzluk için, yatmadan önce sirkeli su içilir. Mide üzerine sirkeli bez konursa, bulantı ve kusmayı önler.
Varislerede faydalıdır. Nasırların ve sertliklerin üzerine sirke ile ıslatılmış ekmek konur. Kepekli ve mat saçlar için durulama suyuna sirke katılır. Siğillere önce sirke döküp, üzerine kabartma tozu serpilir ve 15 dakika sonra toz silkelenir. Bal sirkeli su ile karıştırılır her gün içilirse kilo verilir.
Karbonat
Karbonatın insan sağlığı üzerinde birçok faydaları vardır. Dişlerimizin çürümemesi ve taş bağlamaması için dişlerimizi en az haftada bir defa karbonatla ovmanın faydası vardır. Banyo yapılacak suyun içine, bir litreye iki kahve kaşığı nispetinde karbonat atılırsa cildi yumuşatır. İçine yine karbonat atılmış sıcak su ise ayakları daha iyi dinlendirir.
Asprin
Aspirin, kanı sulandırır, kalp krizini önler, felci Önler, eklem yerlerinin tedavisinde kullanılır. Yüksek tansiyon hastalarına, şişmanlara ve sigara içenlere günde 1 aspirin almaları tavsiye edilir. Kanın pıhtılaşmasını 5-10 gün süreyle önleyebilir. Alzheimer hastaları içinde aspirin denenmektedir. Aspirin 5-6 saat ağrıyı keser. Ülserli hastalarda mide kanamalarına sebep olabileceğinden aspirin kullanmamaları tavsiye edilir. Aspirin midede hızla absorbe olur. Suda eriterek, bilhassa ılık suda ezerek içilirse mideye zararı az olur.
Birçok hastalığa karşı günde 2 adet bebe aspirini almanın faydalı olduğu bildirilmektedir. Enterik kaplı aspirin tabletleri bağırsaklarda çözülür. Mide rahatsızlığı olanların bu tabletleri kullanmaları daha uygundur. Diş çekimi öncesi, ameliyat öncesi ve doğum öncesi kanamayı artıracağı için aspirin tavsiye edilmez. Alerji hastaları, astım hastaları ve hamileler doktora danışarak aspirin almalıdırlar. Aspirin asetil şahsilik asittir. Asetik asit bitki öz sularında bulunur. Söğüt ağacı salisilatlarca zengindir. Fox Chase Kanser Merkezi yaptığı araştırma sonucunda, Aspirin birçok kanser türünde riski azaltmış prostat kanseri de daha fazla fayda görülmüştür. Son araştırmalar da Aspirinin bazı kanser türlerinin gelişimini engellediği tespit edilmiştir.












