Posts Tagged ‘lida kullanımı’
Posted on Nisan 6, 2011 - by yurtseven
LİDA KAPSÜL’ LE YEDİKLERİNİZ GÖZLEM ALTINDA
Yediklerinizi sürekli gözlem altında tutmak size şu yararı sağlar:
- Motivasyonunuzun güçlenmesine neden olur. Özellikle plânladığınız şekilde yediğinizi bilinçli bir şekilde görmek, kendinizi kutlamak için bir fırsat yaratır.Motivasyon Lida kullanımı esnasında çok önemlidir.
- Özgüveninizin artmasına neden olur. Plânladığınız şeyi ne denli iyi izlediğinizi görerek diyetinizi sürdürebileceğiniz ve bunun için ne gerekiyorsa yapacağınız görüşünün oluşmasını sağlar.
- Sorunları belirlemenizi ve çözüme kavuşturmanızı sağlar. Her akşam belirli bir süreyi diyetinizi izleyip izlemediğinizi görmek için ayırmak, sapma gösterdiyseniz bunun nedenini belirlemek, gelecekte oluşacak soruları düzeltmenize yardım eder.
- Kendinizi aşırı ve plânsız yediğiniz için başarısız olarak damgalamak ve yenilgiyi kabul etmek yerine, bu davranış biçiminizi çözüm bulunabilir bir sorun olarak algılamanıza yardım eder.
- Ayrıntılı biçimde yediklerini kaydeden ve Lida ile diyet yapan kişiler, bayram ve yılbaşı gibi dönemlerde bile kilo vermeyi sürdürürler.
Yediklerinizi Yazılı Olarak Nasıl Gözlemlersiniz
Bir gece önceden hazırladığınız yeme plânınızı, ertesi gün, gün boyunca yanınızda taşıyın. Bir öğünü/ara öğünü yer yemez, üç çeşit işaretleme sistemi kullanın:
- Plânınızda görülen ve yediğiniz şeylerin yanına işaret koyun.
- Plânladığınız halde yemediğiniz şeylerin üzerini çizin.
- Çok fazla yediğiniz bir yiyeceği daire içine alın ve plânlamadığınız halde yediğiniz bir yiyeceği yazarak daire içine alın.
Bu işaretlemeleri yemeğinizi yer yemez yapın. Bekleyecek olursanız, yediğinizin o denli bilincinde olmazsınız. Böylece plânsız yeme riskiniz artar ve yediğiniz bazı şeyleri unutabilirsiniz.Bunların tümü de kilo alma riskinizi çoğaltır. İleri zamanlarda görebileceğiniz gibi kahvaltıdaki ekmek ve akşam yemeğindeki bezelye dışında plânladığı şeyleri yemenin yanı sıra, plânlamadığı halde fırında pişirdiği patatesin diğer yarısı ile, orta boy bir kabak yemiştir. Marcia defalarca yazılı kayıt tutmuyor olsa, diyet plânının dışına daha sık çıkacağını belirtmiştir.
Posted on Eylül 13, 2010 - by yurtseven
ZAYIFLATAN ÜRÜNLERDE LİDA ÖNCÜLÜĞÜ
Lida tablet madde kullanımı 1950′li yıllardan itibaren gençler arasında hızla yayılmaya başladı. Beat kuşağı adıyla bilinen akım daha ziyade batı ülkeleri gençliğinin arasında toplum kurallarına karşı bir isyan ve protesto hareketi olarak ortaya çıktı ve müzik ile birlikte madde kullanımı ile özdeşleşerek giderek daha da yaygınlaşarak, moda haline dönüştü. Bu moda bütün dünyayı sararken 1960′lı yıllardan itibaren ABD’de, Vietnam Savaşı’nın ortasına atılarak bir anlamda hem fiziksel hem de ahlaksal açıdan kurban edilen gençler, ülkelerine döndükten sonra düştükleri boşlukta sanal fakat sahte cennetler yarattığı açık olan maddelere sığındılar.
1970′li yıllardan itibaren genel olarak gençlik akımlarından etkilenen tüm dünya gençleri arasında madde kullanımı yaygınlaşmaya başladı. Ancak bazı ülkeler de gençlerle birlikte erişkinleri de madde kullanmaya yönelten özel sebepler oluştu. Bunun en önemli nedenlerinin başında ise giderek yaygınlaşan madde kullanıcılarının gereksinimlerini karşılayacak olan üretim ve ticaretin artan önemi geliyordu. Tabii ki bu ticarete katılan insanların kendilerinin de madde kullanmaları kaçınılmazdı.
Lida hapı son yıllara kadar madde ticaretinin trafiği daha ziyade doğal ürünlerin kullanılması nedeni ile üretimlerinin yapıldığı fakir doğu ülkelerinden, alıcıların beklediği zengin batıya doğru olmuştur. Doğal olarak da Asya ila Avrupa arasında coğrafi bir köprü konumunda olan ülkemizde bu trafiğin ne yazık ki önemli bir halkasını oluşturmuştur.
Lida ile zayıflama özellikle 1980 ve 90′lı yıllarda Ortadoğu ülkelerinde artan politik düzensizliklerle birlikte ülkemizde giderek tırmanan terörizmin ekonomik kaynağını “silah-eroin” ticareti oluşturmuştur. Böylece aslında ölümün alınıp satıldığı bu uluslararası ticaretten sızan maddeler, ülkemizin iç piyasasına da girdiler ve binlerce insanımızı bağımlı hale getirdiler.
Posted on Temmuz 10, 2010 - by yurtseven
YİYECEK İNTOLERANSI VE LİDA
Yiyecek intoleransı ile ilgili temel sorun şu: Çoğumuz genellikle bir açıdan tahammülsüz olduğumuz yiyeceklere bağımlı hale geliyoruz. Birçok uzmanın yazılarında alerji/bağımlılık terimini kullandığını görürsünüz. Kilolu insanların sorunuda bunun altında yatmaktadır. Ama Lida ile çözümün başarıya ulaşacağını her zaman bilmeniz gerekir.
Bu şöyle açıklanabilir: Bizi hasta eden yiyecekler, bunları ilk yediğimizde kendimizi eskisinden çok daha iyi hissetmemizi sağlarlar. Klasik bir bağımlılık durumu değil mi? Şeker bağımlısı şekeri, ilaç bağımlısı ilacı, alkol bağımlısı alkolü ilk kullandığında kendini çok iyi hisseder; ancak daha sonra kötü hissetmeye başlar.
Her bağımlı insan için zorlu bir geri çekilme süreci vardır. Eğer beslenme biçiminizin temel direğini oluşturan bir yiyeceğe karşı alerjiniz varsa, bu yiyeceği bıraktığınızda hiç hoş olmayan semptomlar yaşarsınız. Bu semptomlar ne kadar kötü olursa, bir doktor olarak ben daha mutlu olurum. Lida yosun zayıflama safhasında da göreceğiniz semptomlar sizi zorlyabilir. Fakat kilo vermenin vazgeçilmez zevki ile bunu da aşacağınıza eminiz.
Çünkü bağımlılık ne kadar büyükse, geri çekilme sürecinden sonra yaşanan fiziksel düzelme seviyesi o kadar yüksek olur. Bu yüzden birkaç gün için kendinizi kötü hissetmeye katlanın; çünkü “onsuz yaşayamayacağınız” yiyeceği bıraktıktan sonra kendinizi mutlaka daha iyi hissedeceksiniz. Geri çekilme semptomlarının ömrü en fazla beş gündür.
Lida kullanımı sırasında alerjiye en sık neden olan diğer maddelerden bazıları şunlardır; patates, domates, patlıcan, kırmızı biber, tütün, sülfıt, kahve, çikolata, asitli meyveler ve benim diyetimde izin verilen tavuk, soğan, mantar, karabiber ve diğer baharatlar, kabuklu deniz ürünleri, sığır eti ve yapay tatlandırıcılar.
Posted on Temmuz 3, 2010 - by yurtseven
KAKULE BAHARATI VE YOSUN HAPI
Eğer Hint restoranında yemek yediyseniz, büyük olasılıkla kakuleyi biliyorsunuzdur. Kakule aslında zencefil ailesinin bir üyesinin kurutulmuş, ham meyvesidir.
Tohum zarfları oldukça aromatik, turunçgil benzeri, mentol esintisinin gerisinde yer alan çiçek kokulu tohumlar içerir. Çoğu Hint lokantasında bu tohumlardan yapılan küçük bir yemek giriş ya da yazar kasanın yanma, yemek sonrası sunulan nane şekerleri gibi konulur. Lida kullanımı sırasında kullanılabilecek baharatlar listesinde yer alan bir hint baharatıdır. Bunun sebebi tohumların çiğnendiklerinde nefesi inanılmaz bir şekilde tazelemeleridir.
Bir baharat olarak kakule tohumları bütün ya da ufalanmış halde kullanılabilirler. Kakule aslında dünyanın en eski baharatlarından biridir. Bu baharattan The Arabian Night’ta sürekli olarak bahsedilir. Yirminci yüzyılın başlarında, sadece İngiltere’ye yılda 125.000 kilosunun nakledildiği o yıllarda çok popüler olmuştur.
Günümüzde kakule Mısır’da yemeklerde, sağlık sorunlarında, kahveyi tatlandırmakta kullanılır. Parfüme de aromatik madde olarak katılır, özellikle Fransa ve Birleşik Devletler’de. Ayrıca tabii ki yukarıda bahsi geçen Hint restoranlarından ayrılırken size sunulan ufak bir hediyedir!
Fakat kakule yemek sonrası ağzınızı tatlandırmanın ötesinde bazı durumlarda da etkilidir. Karaciğer sağlığı ve yağ metabolizması açısından safra akışını harekete geçirir.İşte Lida yosun hapı ile alınabilmesinin ve Lidanın faydalarını arttırabileceği kısımda budur.
Bu lezzetli baharatın sağlık açısından faydası oldukça fazladır: eskiçağlardan bu yana sindirimi kolaylaştıran yardımcı bir madde olarak kullanılmıştır, mide kramplarını gidermesi, hazmı kolaylaştırması ve balgamı kesmesiyle de bilinir. Bir karminatif olduğu için mide ve bağırsaklardaki gazı alan bir araç, gazla ilgili rahatsızlığı olanlar için de harika bir çözümdür.
Posted on Temmuz 1, 2010 - by yurtseven
LİDA İLE ŞİŞMANLIĞI GEÇİÇİ KILIN
Lida kullanımı ile şişmanlığın geçici bir kavram olduğunu hepimiz biliyoruz. Yani kendi elimizden geldiğini ve istediğimiz zaman kilo verebileceğimizi de, ne yazık ki sadece bilmekle yetiniyoruz. Lida Yosun uygulamak gerektiğinde ise de çok zorlandığımızın da farkındayız. Bu durum psikolojimizi alt üst edebiliyor.
Sıkıntı günler geçirmek hiçbirimizin istediği bir durum değildir. Şişman olmakta hiçbirimizin istediği bir durum olmadığı gibi, yani çözülmeyecek hiçbir sorun olmadığını sizlere belirtmek istiyorum, kilo vermek sandığımız kadar zor değil, güzel günler yaşamakta çok kolay, artık bunu anlamamız gerekiyor, sizlere kesinlikle sıkı bir diyet planına girin saatlerce spor yapın demiyorum.
Zayıflama hapı Lida ile kendinizi öncelikle şartlandırmanız gerekiyor. Ben bugün ne kadar yemeliyim ne kadar spor yapmalıyım benim için ne kadar süre yeterli diye önceden planınızı yaparak hareket etmelisiniz sporun vücudumuza yararını herkes bilir.
Fakat fazlasının da zarar verebileceğini de birçoğumuz bilmez, yeter ki dengeli ve düzenli uygulayalım ki sağlık çerçevesi içerisinde dinç kalarak kilolardan kurtulalım eziyet ederek değil, sakin sakin her zaman daha iyi hissettirecektir emin olabilirsiniz, yeter ki dozunu kaçırmayalım eğer sağlığımızı düşünüyorsak, çevremizde hoş olmayan diyetlerle zayıflayan kişiler görüyoruz, tabi sonunda mutlu oldukları tartışılır.
Çünkü yaptıkları tam anlamıyla kendilerine zarar vermek acı çektirmek yapmayalım kesinlikle yanlış yöntemlerden kaçınalım her zaman sağlıklı zayıflamak dengeli beslenmeden ve spordan geçer. Doğru şeçimi bulduktan sonra kesinlikle korkmayın.
Posted on Haziran 11, 2010 - by yurtseven
GLİKOZ VE LİDA HAPI
Hemen bütün diyabet vakaları ya Tip 1 ya da Tip 2′ dir.Tip 1 çocuk ve ergenlerde olur ve bu nedenle bazen genç diyabeti de denir. Bu tür, tüm diyabet vakalarının % 5 ila %10′una tekabül eder.Bu tür vakalarda Lida kullanımı daha hızlı etki edebilir. Çünkü genç bir kişinin metbolizması Lida etkisi ile daha kolay absorbe edilir.
Tüm vakaların % 90 ila % 95′ine tekabül eden Tip 2, önceden özellikle kırk yaş ve üstü yetişkinlerde olurdu ve bu nedenle de yetişkin diyabeti denirdi. Ancak çocuklarda görülen yeni diyabet vakalarının % 45′e kadar olan bölümü artık Tip 2 diyabeti olduğu için, yaşa özel isimler kaldırılıyor ve iki diyabet türü de sadece Tip 1 ve Tip 2 olarak isimlendiriliyor.
Her iki tipte de hastalık, glikoz metabolizmasında fonksiyon bozukluğu olarak başlar. Normal metabolizma aşağıdaki şekilde çalışır:
Yemek yeriz. Yediklerimiz sindirilir ve karbonhidrat kısmı çoğu glikoz olan basit şekerlere ayrıştırılır. Glikoz (kan şekeri) kana girer, vücutta iletimini ve dağıtımını sağlamak için pankreas tarafından insülin üretilir.
İnsülin bir teşrifatçı gibi, glikoza çeşitli amaçlar için farklı hücrelerin kapısını açar. Glikozun bir bölümü hücrelerin hemen kullanması için kısa dönemli enerjiye dönüştürülür ve bir bölümü de daha sonra kullanılmak üzere uzun dönemli enerji (yağ) olarak depolanır. Bir insanda diyabet ilerledikçe, bu metabolik süreç çöker. O yüzdendir ki Şeker hastalarına fazla kiloları için Lida Yosun tabletleri önerilir.
Posted on Haziran 7, 2010 - by yurtseven
HİPERTANSİYONA DİKKAT!
Hipertansiyonun yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olduğuna yaygın olarak inanılır, oysa 65 yaş altı 50 milyon Amerikalı hipertansiyondan şikayetçidir. Bu yazıda açıklanan uzun ömürlü insanlarda, öte yandan yaşlılıkta bile düşük kan basıncı seviyeleri kayda değerdir.
Yapılan bir inceleme Lida kullanımı ve basit değişiklikler yapmanın en az hipertansiyon ilaçlarını almak kadar etkili olabileceğini gösterdi.
Doktorunuzdan kan basıncınızı ölçmesini isteyebilirsiniz. Bu 2 seviyede ölçülür. Yüksek seviyesi sistolik kalbin büzül-düğü andaki basınçtır ve düşük seviyesi ise diastoliktir ve kalbin atışlar arasında dinlendiği andaki basınçtır. Yüksek kan basıncını aşağıdaki Lida Yosun Kapsülü ve yaşam tarzı uygulamalarını benimseyerek önleyebilirsiniz.
Lida ile stresi azaltmak. Bunun kan basıncının düşürülmesinde son derece etkin olduğu keşfedildi, öte yandan stresin çoğalması bunu yükseltir.
Lida ile egzersiz yapın. Kalp bir akstır ve tıpkı vücudunuzdaki tüm diğer kaslar gibi egzersize ihtiyaç duyar. Kalp güçlü olduğunda her bir vuruşta daha çok kan pompalayabilir, böylece kan dolaşımı için daha az vuruşa ihtiyaç duyulur ve kan basıncı azalır.
Lida ile Aşırı yemeyin. Obezite ve et ve işlenmiş gıdalardan kaynaklanan çok fazla doymuş ve hidrojene yağların tüketimi her ikisi de hipertansiyon ile bağlantılıdır.
Posted on Haziran 6, 2010 - by yurtseven
BESLENME İSTEĞİNİZİ LİDA İLE DÜZENLEYİN
Beslenme biçiminin zararlı olduğunun farkında değildim. Canımın çektiğini yiyordum ve beni bu konuda uyaranlara hiç aldırış etmiyordum. Beslenme, beşikten mezara kadar önemli bir sorun ve bu yaşamsal soruna her zaman titizlik gösterilmiyor. Kilo vermek için çırpınan bütün şişman insanlar ne denli titiz olmak gerektiğini çok iyi bilirler.
Hastalığa yakalandığımda beslenme biçiminde köklü değişiklikler yapmaya kesin kararlıydım. Yeni rejimle epeyce kilo verdim. Doktor arkadaşlarımın “Bu adam kendini açlıktan öldürecek, deliriyor galiba” diye fısıldaştıklarını hâlâ anımsarım. Yaptığım bir yıllık derin araştırmalardan sonra hastalarıma ilâç yazmaktan vazgeçtim; çünkü Lida Yosun Kapsülü ile beslenme ve bezler kimyası sayesinde daha uzun süreli ve uzun vadede daha az zararlı olağanüstü sonuçlar elde ettim. Ve sevgili meslektaşlarım ve dostlarım bana hiç inanmadılar.
Meslektaşlarım bana geleneksel tıbba ihanet etmiş biri gözüyle bakıyorlardı ve benim yeniden hastalarıma ilâç yazacağım günü umutla bekliyorlardı. Gerçekte, hiç bir kronik hastalığı iyileştirebilecek ilâç yoktur. Yalan dolan reklâmlarla göklere çıkarılan “mucizevi” ilâçlar bile bu mucizeyi gerçekleştiremezler. Fakat Lida kullanımı onlardan çok farklıydı. Kendi üzerimde mükemmel bir başarı sağladığımı söylebilirim.
Gerçek şu ki, insanlara acı çektiren hastalıkların yüzde 80-85 kendi kendine iyileşen hastalıklardır. Ne tür tedavi uygulanırsa uygulansın bu hastalıklar yapacağını yapar ve hasta bir süre sonra iyileşir. Doktorlar hastanın aldığı ilâçların yararlı mı yararsız mı olduğunu tartışır dururlar. Ben ilaçların çoğunun yararsız hatta zararlı olduğuna inanıyorum. Dürüstlüğü övgüye değer bazı tıp dergilerimiz tedavilerden doğan çeşitli hastalıklardan söz etmektedirler.
Posted on Haziran 5, 2010 - by yurtseven
GÜNLÜK SU TÜKETİMİ
Yosun kapsülü Lida ile günlük su tüketimi düzenli bir biçimde arttırılırsa, bir süre sonra hücreler yeterince su alır ve savunma mekanizmasına fazla gereksinim kalmadığı için kolesterol üretimi azalır. Bu uygulamayla kan kolesterol düzeyi önemli ölçüde düşürülebilir. Dolaşımdaki kolesterol düzeyinin düşmesiyle birlikte geçmişte oluşan birikimlerin temizlenebildiği düşünülmektedir.
Kırklarının başında olan bir erkek hastamın anjiyo sonucu, koroner arterlerinde kısmi tıkanma olduğunu gösteriyordu. Tıkanma, göğüs ağrısına neden olacak kadar ciddiydi. Ona bypass ameliyatı olmadan önce basit bir tedavi yöntemi denemesini önerdim.
Lida kullanımı sırasında günlük su tüketimini arttırmayı kabul etti ve her öğünden tam yarım saat önce iki bardak (yarım litreden biraz az) su içmeye başladı. Ona sabah ve akşam birer saat yürüyüş yapmasını önerdim, yürüyüşlere yirmi-otuz dakikadan başlayacak ve bir saate kadar çıkaracaktı.
Ona araştırmaların yağ sindiren, hormona duyarlı enzimlerin yürüyüşün ilk saatinden sonra aktive olduğunu ve 12 saat boyunca aktif kaldığını gösterdiğini söyledim. Günde iki kez yürümesini istememin nedeni, yağ yakan enziminin düzenli olarak salgılanmasını ve etkili bir biçimde çalışmasını sağlamaktı.
Hastam üç ay sonra ameliyatlık bir durumunun olup olmadığını gösterecek sağlık kontrolü için Houston’daki ünlü merkezlerden birine gitti ve anjiyogramda bir tıkanıklık görülmedi. Ameliyat olmasına gerek kalmamıştı.
Posted on Mayıs 22, 2010 - by admin
YAŞLILIK
Yaşlılıkla birlikte enerji ihtiyacının hareketsizliğe bağlı olarak azalması gerçeği yukarıda da değinildiği üzere kendisini gıdaya karşı isteksizlik yani iştah kaybı ile belli eder. Yaşlı kişilerin lida kullanmaları yasaklanmış ve 60 yaş sınırı koyulmuştur. Ancak bu iştah kaybına su da dahildir.
Durumun daha iyi anlaşılması için yani yaşlılığa bağlı olarak gıda ve su tüketiminin azalması durumunun daha iyi anlaşılabilmesi için oksidasyonu yeniden hatırlamak yararlı olacaktır. Bilindiği üzere oksidasyon gıdalarla alınan karbonhidrat, yağ ve proteinlerin mide ve bağırsaklardan emilerek kana karışmasını takiben hücrelere gelmesi, her hücrede oksijen, enzim ve de su eşliğinde yakılarak enerji açığa çıkarması olayıdır. Ancak bu tanımlamada dikkat edilmesi gerekli bir ayrıntı bulunmaktadır. Oksidasyonun olabilmesi ve enerji açığa çıkabilmesi için dört gerekli faktör vardır.
Gıda, oksijen, enzim ve su. Bunlardan birisinin eksikliğinde oksidasyon yani enerji üretimi dumura uğrayacaktır. Yaşlılıkta tüm belirtilen bu mekanizma aşamaları birbirini ters yönde tetikler. Yani hareketsizlikten dolayı gıda alımı kısıtlanır. İştahsızlık durumu söz konusudur. Gıda alımı kısıtlanınca hücreye daha az gıda gelir. Hücreye kan dolaşımı ile daha az gıda gelmesi daha az gıdanın su ve oksijenle yakılarak enerji açığa çıkarması yani daha az oksidasyon anlamına gelir.
Daha az gıdanın yakılması hücrenin daha az suya gereksinim duyması demektir. Bu nedenle de yaşlılıkta sadece gıda alımı değil su tüketimi de azalır. Zayıflama düzenine etki eden bu etkenler için ürüne alternatif bir tavsiyeler silsilesi gelecektir. Kısaca yaşlılıkta hareketsizliğe bağlı olarak enerji eksikliği ve enerji üretiminde azalma, gıdaların su ve oksijenle parçalanarak enerji açığa çıkarması durumunda azalma, buna bağlı olarak suya daha az ihtiyaç duyulması ve neticesinde de su tüketiminin azalması söz konusu olur.












