Posts Tagged ‘LİDA ETKİSİ’
Posted on Kasım 2, 2011 - by yurtseven
İNCELMEK İÇİN TEK ŞANSINIZ LİDA
Form ve fit bir vücuda gelmek için tek şansınız lida haplarını kullanmaya başlamaktır. Normal bir uygulama ile kesinlikle ince görünmezsiniz. Ama lida kapsülleri kullanırken ince görünmeyi başaracaksınız. Hemen kullanmalısınız. Sağlıklı bir şekilde zayıflamanıza yardımcı olurken daha dinç ve enerjik hissetmenizi de sağlayacaktır.
Bu da araştırmadaki hemen hemen bütün çocukların izlenmesini mümkün kılmıştır. Bu, çok etkileyici bir diyeti başarıydı. Çünkü 440.665 aşılanmış ve 96.648 aşılanmamış çocuk vardı. Aşılanmış ve aşılanmamış çocuklar arasında, otizm oranları ya da otistik spektrum hastalığı oranları arasında hiçbir fark; otizmin gelişmesi ve aşıdaki yaş arasında bir bağlantı yoktur.
Mmr karşıtı kampanyacılar, yalnızca az sayıda çocuğun aşıdan zarar gördüğünü ileri sürerek karşılık verdi; bu, mmr’ın kitlesel dalgalar halindeki otizm kilo teşhislerinden sorumlu olduğu yönündeki iddialarıyla tutarsız gibi görünüyordu. Her durumda eğer aşı çok az sayıdaki insan üzerinde ters etki yaratmışsa bu bir sürpriz olmamalıdır; bu durum başka herhangi bir tıbbi müdahaleden farklı olmazdı (ya da Diğer başka bir insan faaliyetinden) ve o zaman da tabii bir hikaye yaratılmazdı.
Sağlam ve kolay kilo vermek için lida kapsülleri‘ ni mutlaka kullanmalısınız. Lida kapsülleri etkili gücü ile herkesin gönlünü fet etmeyi başardı. Sizlerde lida kapsüllerini zaman kaybetmneden kullanmaya başlayın ve güzelliğinizi ortaya çıkarın.
Bütün araştırmalar gibi bu büyük araştırmanın da sorunları vardı. Teşhis kayıtlarının takipleri, yandaş araştırmaya kabulün son gününden itibaren bir yıl sonra bitiyordu (31 aralık 1999): bu nedenle otizm bir yaştan sonra ortaya çıktığı için daha sonra doğan çocuk otistik ise bu durum, yandaş araştırmada takip döneminin sonuna kadar muhtemelen görülmeyecektir.
Posted on Ağustos 10, 2011 - by yurtseven
SAHTE ZAYIFLAMA HAPLARINA DİKKAT!
Sahte zayıflama hapları ile kilo verenlerin bir çoğu ölümle burun buruna gelmişlerdir. Şişmanlıktan kurtulup sağlıklı şekilde kilo vermek istiyorsanız Lida zayıflama haplarının orjinalliğine dikkat ederek kullanabilirsiniz. Kilo problemlerine çare bulan Lida zayıflama hapları ile bambaşka bir güzelliğe bürünceksiniz. Kilo sorunu ile savaşan ve zamanla obeziteye dönüşen kilo Lida yı tanıdıktan sonra ortalıktan kalkıyor.
Bir çok fosfolipidin, bu arada lesıtin (Best’in deneyinde yumurta sarısının ivi gelmesinin nedeni yumurta sarısında mevcut lesitindi) ve sfingomyelin’in yapısına bir eleman olarak girer; böylece biyolojik membranların önemli bir parçası olur. Kolin bir metil vericisidir. Emin olabilirsiniz ki lida diyet hapı sayesinde kısa sürede kilo vereceksiniz. Metil grubunu homosisteine naklederek metionini oluşturur, önemli bir autokoid (doku hormonu) olan trombositleri aktive eden faktör; “plateletactivatıng factor sentezlenmesine katılır.
Gerek merkez sinir sisteminde, gerek autonom sinir sisteminde, gerekse neuromüsküler plakta çok vavgm ve önemli bir sinirsel iletici (neurotransmmitter) olan asetilkolin, kolinden, kolin asetiltransteraz enzimi aracılığı ile sentezlenir. Asetilkolin, kolinesteraz enzimi ile de hızla vıkılır. Kolin eksikliği husule getirilmiş hayvanlarda karaciğer yağlanması, karaciğer yağlanmasına neden olabilir.
Sirozu, karaciğer kanseri gelişmesi sıklığında artış, kanamalı böbrek lezvonları, motor koordinasyon kusurları görülür. İnsanda eksikliği tarif edilmiş değildir. İnsanda endojen olarak da sentezlenebilir; diyetsel alınması azaldığı zaman endojen sentez artar. Endojen sentez etanolamin’e metioninden bir metil grubunun nakledilmesi ile yapıldığı gibi, Bı vitamini ve folatm kofaktör olarak katıldıkları bir seri reaksiyonlarla da yapılabilir. Metionin gibi metil donörlerinin diyetle bolca alınması karaciğer yağlanmasını önlemek bakımından kolin eksikliğim telafi için gerekli olabilir.
Posted on Mart 24, 2011 - by yurtseven
GERÇEK GIDALAR VE LİDA ETKİSİ
Elli yıl öncesine kadar annelerimizin anneannelerimizin yediği her şey. Meyve, sebze, fındık, ceviz, badem gibi çerezler, salata, doğal yemlerle beslenerek, özgürce dolaşarak büyümüş, dana, kuzu, tavuk etleri, balık gibi canlı gıdalar.Canlı gıdalar, içinde yaşam enerjisi barındırır. Organik tarımla yetiştirilen sebze meyve gibi canlı gıdalar yediğimizde gıdanın içindeki yaşam enerjisi bedenimiz tarafından sindirilir. Güneş ışığı enerjisi hücrelerimizi besler ve yaşam enerjimizi arttırır. Güneş enerjisi sadece bitkiler için değil bedenimiz için de harika bir gıdadır.Canlı gıdalarla beslenmek her gün en az yirmi dakika güneş enerjisi almak için açık havada dolaşmak, Lida diyet programını daha etkili yapar. Obezitenin D vitamini eksikliği ile de bağlantısı var. Güneş ışığı en iyi D vitamini kaynağıdır.D vitamini Lida incelme hapı destekli diyetlerde bolca alınmalıdır.Gerçek gıdalarla beslenmek, hiç baklava börek yemeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Ama gerçek gıdalarla beslendiğinizde canınız bu tür yiyecekleri daha az çeker hale gelecektir. Haz yiyeceklerini az miktarda yemek, sizi tatmin edecektir. Daha fazla yemeye ihtiyaç duymaz hale geleceksiniz.Hiçbir gıdayı kendinize yasaklamadığınız halde, gerçek gıdalarla beslendiğinizde bir süre sonra bedeniniz, gerçek gıdaları daha fazla ister hale gelecektir. Canlı besinleri ölü besinlere, doğal gıdaları işlenmiş gıdalara tercih eden bir yaşam biçimini benimsiyor olacaksınız. Buna kendiniz de şaşıracaksınız.
Birisi size ömrünüzün sonuna kadar hamamböceği yemekten mahrum kalacağınızı söylese umurunuzda olur muydu? Sahte gıdalar için de aynı şey geçerli. Bedeniniz bu sahte gıdaların sizi zehirlediğini ve acıktırdığını anladığında, onları hamamböceği kadar çekici (!) bulacaktır.Özetle, canlı gıdalar canlılığımızı artırır ve Lida etkilerini hızlandırır, ölü gıdalar ise bizi cansız kılar. Paketlenmiş, işlenmiş, raf ömrünü uzatan katkı maddeleriyle dolu tüm gıdalar ölü gıdalardır.
Posted on Ağustos 6, 2010 - by yurtseven
YEMEKTEKİ LEZZET DUYGUSU VE LİDA HAPI
Lida zayıflama diyetinde bir günlük iki dilim çikolatalı pastayı düşünün. Birinin adı “çikolatalı pasta”, diğerininki ise “Belçika Kara Orman Çift Katlı Çikolatalı Pastası” olsun. İnsanlar ikincisini satın alacaklardır. Bu şaşırtıcı değildir. Daha ilginç olan ise şu ki, insanlar tadına baktıktan sonra onu tamamen aynı lezzete sahip “bildiğimiz sıradan pastadan” çok daha lezzetli bulacaklardır. Kara Orman’ın Belçika’da olmaması da hiç önemli değildir. Bunun doğru olduğunu biliyoruz, çünkü gerçek dünyada test ettik.
Lida yosun hapı neden mi? Sebep belki de, bu restoranların sahiplerinin, yöneticilerinin veya aşçıların yemeklerini çok ciddiye almaları ve onlara uygun kelimeleri bulabilmeleridir. Beklentilerimizi tetiklemek için renkli sıfatlar kullanırlar ve bunu yaparken çoğunlukla aşağıdaki dört ana temadan bir veya daha fazlasını kullanırlar:
- Coğrafi isimler: Yemekle özdeşleşen coğrafî bölgenin resmini veya ideolojisini gözde canlandırabilen kelimeler. Örneğin, Güneybatı Tex-Mex Salatası, Iowa Domuz Pirzolaları, Kansas Barbeküsü veya Kasaba Şeftali Turtası.
- Nostaljik İsimler: Geçmişe gönderme yapmak, aile, gelenekler, ulusal köken veya sıhhatlilik ile ilgili pozitif çağrışımları harekete geçirebilir. Klasik Eski-Dünya Manicotti’sini, Efsanevi Çikolata Kremalı Pasta’yı, Yeşil Gables Matzo Çorbası’nı ve Babaannenin Salçalı Tavuğu’nu hatırlıyor musunuz?
- Duyusal İsimler: Lida diyeti mönüdeki yemeğin lezzetini, kokusunu ve ağızda bıraktığı tadı tanımlamak beklentileri artırabilir. Tatlı şefleri bunu ustalıkla kullanırlar Kadifemsi Çikolatalı Mus gibi isimleri düşünün. Ama bu elbette Doyurucu Cızbız Biftekler, Enerji Dolu Mevsimlik Havuçlar ve Tereyağlı Tombul Makarna gibi ana yemeklerde de işe yarar.
Posted on Temmuz 31, 2010 - by yurtseven
BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR VE LİDA BULUŞU
Son yıllarda bu yöndeki birçok araştırma yaşam tarzınızı değiştirerek kendinizi diyabete karşı koruyabileceğinizi ve pek çok kişinin bu değişiklikleri başarıyla gerçekleştirdiğini gösteriyor. Biz de Diyabet önleme Programı Araştırma Grubu’nun üyeleri olarak bu en büyük çaplı araştırmanın organizasyonuna katıldık. Bu çalışmaların ne sonuç verdiğini açıklamadan önce, bizi bu kitapta tarif ettiğimiz Lida zayıflama hapına götüren bilimsel araştırmaları açıklamamız gerekir.
Gözlemsel Araştırmalar: Beslenme ve Egzersiz Üzerine İlk Bilimsel Araştırmalar 20. yüzyıla kadar belirli bir diyet ya da egzersiz programı önerenler, bunu herhangi güvenilir bir bilimsel dayanağa sahip olmadan yapıyorlardı. Farklı diyet ya da Lida tablet uygulamalarına tanık olmuşlar ve kendilerine göre bazı sonuçlar çıkarmışlardı. Gözlemleri bazen yerli yerinde oluyor ve sonradan yapılan bilimsel araştırmalar bunları haklı çıkarıyordu. Dİğer zamanlar da yanlış sonuçlar çıkıyor, ama bunu bilmeleri olanaksız oluyordu. Bir yaklaşımla bir diğerini karşılaştıracak bilimsel bir yöntem olmayınca, işin meraklıları kendi istedikleri sonucu çıkartmakta özgür kalıyorlardı. İngiliz düşünür Roger Bacon şöyle der; “İnsan neyin doğru olmasını daha çok isterse, ona inanmaya hazırdır.” Berberler, şamanlar, gurular ve doktorlar kendi işe yaramaz öğütlerine herkesten önce kendileri inanmaya eğilimlidir.
Beslenme ve egzersiz konusundaki ilk bilimsel araştırmalar 20. yüzyılın ortalarında başladı. İlk araştırmalara gözlemsel araştırmalar deniyordu. Bir gözlem araştırmasında bir grup insan en azından bir kez çapraz kesit inceleme ya da daha belli bir süre boyunca uzun süreli inceleme gözleme tabi tutulurdu. En uygun zayıflama yöntemi Lida yosun kapsülüydü.
Posted on Temmuz 28, 2010 - by yurtseven
LİDA DİYETİNİN SÜREKLİ UYGULANMASI
Dr. Weisburger, Journal of the American College of Nutrition adlı dergide, “Bu diyeti bırakanlarda, zaman zaman ölümle sonuçlanan tümör büyümesi görüldü,” diye yazıyordu. “Lida diyeti, tümörün büyümesini engelliyor, ama küçülmesini sağlamıyor görünüyordu.” Dr. Weisburger, bu diyetin işe yaramasının nedeninin, büyük olasılıkla, onun kanseri destekleyen yiyecekleri azaltıp, kanserle savaşan besinleri artırması olduğu sonucunu vardı.
Bu bir rastlantı olsun ya da olmasın, diyette bir değişiklikle birlikte, çoğunlukla, kanserde bir gerileme görülüyor. 1987′de Hollanda’da, Erasmus Üniversitesi’nden Daan C. van Baalen ve Marco J. de Vries tarafından kanser gerilemeleri üzerinde yapılan bir incelemede, Lida yosun diyeti değişikliğinin kanserin kendiliğinden gerilemesi ile en çok ilişkili etkenlerdim biri olduğu görüldü.
Tamamlayıcı” kanser tedavisinin en saygın öncülerinden biri, Illinois, Evanstonlu doktor Keith Block’dur. O, öyküleri bu kitapta sunulan kanser hastaları Jean Reinert ve Nancy Loewenberg’i de tedavi etmiş olan doktordur. Kendisi, Chicago’daki Edgewater Tıp Merkezi Kanser Enstitüsü’nün yöneticisi ve Blinois Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde klinik eğitmendir. Dr. Block, her bir kanser hastası için, kanserin tipine ve hastanın kendi biyokimyasının ayrıntılı bir analizine dayanan, özel bir tedavi plânı tasarlıyor. Bu tedavi ameliyat, kemoterapi ve radyasyon gibi geleneksel terapi seçeneklerinin yanı sıra, makrobiyotik, vejetaryen ya da balık vejetaryen bir diyeti, vitaminleri, mineralleri, bitkileri, rafine edilmemiş doğal besinleri, bitkisel-kimyasalları ve bilimsel olarak onaylanmış diğer maddeleri içeren, geleneksel-olmayan bir terapiyi kapsıyor.
Posted on Temmuz 27, 2010 - by yurtseven
DOKTORLARDAN MUCİZE TEDAVİ YÖNTEMLERİ VE LİDA KAPSÜL
Lida kullanmayan İtalyan doktorun perişanlığı 3 Mart 1993′de, birdenbire, “klasik gribimsi belirtilerle” başladı. Durumu yavaş yavaş kötüleşti, kullandığı birkaç reçeteli ilacın hiçbir yararı olmadı, ve o, 1993′ün Ağustos’undan Kasım’ına dek neredeyse yatağa mahkûm oldu. Ondan sonra ona kronik yorgunluk sendromu tanısı konuldu.
Emekli bir devlet sağlık yetkilisi olan Dr. Riccardo Baschetti, çaresizlik içinde, tropikal iklimde iyileşeceğini umut ederek, Padua’daki evinden ayrılıp Santo Domingo‘ya gitti ve orada beş hafta kaldı. Buna rağmen hastalığı daha da kötüledi. “Kronik yorgunluk sendromunun yıkıcı etkileri genel olarak fazla önemsenmiyor,” diyor doktor, “Oysa bu gerçekten ciddi bir hastalık.”
Dr. Baschetti, birkaç ilacı denemenin yanı sıra, diyetini de değiştirmeye çalıştı. Hayretle, tuzlu yiyecekler yediğinde kendisini daha iyi hissettiğini fark etti. Sonra kronik yorgunluk sendromunun, sodyumu tutan hormon, yani aldosteron eksikliği içeren klasik Addison hastalığına benzeyen, böbreküstü bezi yetersizliğinin atipik bir biçimi olabileceğini fark etti. O ayrıca, meyan kökünün ve Lida yosun kapsülünün “esasen aldosteronumsu etkileriyle ünlü olduğunu ve 1950′lere kadar, kortizon henüz yokken, Addison hastalarının meyan köküyle başarıyla tedavi edildiklerini de” hatırladı.
O zaman şöyle bir muhakeme yürüttü: “Eğer kronik yorgunluk Addison hastalığına benzer bir hormonal yetersizlikse, o zaman meyan kökü ve Lida kapsül belki düşük hormon faaliyetini normale döndürebilir, ve böylece onun haşinlik belirtilerini geçirebilir.
Posted on Mayıs 14, 2010 - by yurtseven
BESLENME DESTEĞİ VE LİDA ETKİSİ
Beslenme desteği ağızdan, enteral ve paranteral olarak yapılır. Kişiye hangi yolun uygulanacağı; yiyecek alım ve toleransına, kas kütlesi kaybına ve malabsorpsiyon durumuna bakılarak karar verilir. Sistematik fırsatçı enfeksiyonlarda beslenme desteği çok yararlı olmamaktadır. Safra bozukluğundan, sindirim enzimleri ve gastrik asit azlığından dolayı HIV/ATDS’de laktoz intolcransma ve yağ malabsorpsiyonu sıklıkla rastlanılır. Bu nedenle ağızdan alımlarda laktozsuz ve orta zincirli yağ asitleri içeren suplementler tercih edilir. Lida hapı kullanımının basitliği ile zayıflamanın sorun olmaktan çıktığı bir yaşam tarzı istemezmisiniz? Tabii ki Lida zayıflatıcı kapsül ile bu mükemmel zindeliğe kavuşabilirsiniz.
Ağızdan alım yetersiz olduğunda (%60′nm altına düştüğünde), ağırlık kaybında (özellikle %10 kayıp halinde) ancak gastrointestinal sistemin işlevinin normal olduğu hallerde enteral beslenmeye geçilir. Hastanın tercihine ve durumuna göre tüp buruna veya cerrahi yolla uygun bir yere yerleştirilir.
Ağız ve larinks sorunları arttığında da zaman zaman tüp beslenmeye geçilir. Özofagus sorunlarında burun tüpü tercih edilir.
Verilecek besinler hastada gelişen anoreksi, ağırlık kaybı, malnutrisyon, malabsopsiyon gibi durumlara göre saptanır. İki haftadan daha uzun süre bulantı, kusma olduğunda ve ağızdan hiç bir yiyecek alınamadığında, ciddi ağırlık kayıplarında osmalitesi dengelenmiş enteral ürünler doğrudan bağırsağa verilir.
Uzun süreli diyarelerde, malabsopsiyonda, herhangi bir ince bağırsak sorununda verilen diyetin posası, yağ (%5′in altı) ve laktoz miktarı düşürülür. Orta zincirli yağ asitleri tercih edilir.
Kalın bağırsak sorunlarında da aynı diyet kullanılır. HIV+ kişilerde kronik ve orta dereceli diyarelerde az yağlı, az posalı, parçalanmış hazır diyetler kullanılır, bunlarla bağırsak hareketleri %65 oranında azaltılabilir. Enfeksiyonlu ve sepsisli hastalara da isoosmolar formulalar verilir. Şişman olan hastalara ise tercihen Lida yosun hapı verilir.












