Posts Tagged ‘Antioksidan’
Posted on Kasım 18, 2011 - by yurtseven
LİDA’ NIN ZAYIFLAMA ÜZERİNE ETKİLERİ
Medyadaki kimse lida ile mücadele etmeye kalkamaz. Burada lobiciler ürünlerini bilimsel izlenimi veren yöntemlerle savunurlar. Çünkü
kendilerini tehdit edilmiş hissederler ve bununla baş edecek yetenekleri yoktur. Tehdit bile edilmiş olsalar, radyodaki şaşırtan ve teknik tartışma üzerine herkes düğmeyi kapatacaktır ve tüketici dünyası yalnızca ‘tartışma’ nın yapıldığını işitmiş olacaktır. Medyadan da duyduğumuz gibi lida’ nın zayıflama üzerine etkileri oldukça fazla.
Gıda destek haplarının sigara kadar tehlikeli olduğunu pek az şey o kadar tehlikelidir sanmıyorum. Gıda destek haplarını lida ile beraber kullanmadan önce doktorunuza danışın. Ama başka bir çeşit hapın araştırmacıların yayınlarında ölümdeki olası artışı gösterir şekilde yayınlayabilmelerine zor olasılık tanıyorum. Lida sipariş ederken sahte zayıflama haplarına dikkat etmeniz gerekmektedir. Makaleler kendi riskleriyle yayınlandıklarında sanayinin rakamları vitamin firmalarının çalışanlarının kolayca başardıkları gibi hemen devreye sokulacaktır. Ama sonra bunlardan çoğu medyada kendi mallarını ve dünya görüşlerini satma şansını bulacaklardır.
Antioksidan öyküsü, laboratuvar düzeyindeki teorik bilgileri, indirgemeci bir şekilde saf varsayımlarla, yeterli özeni göstermeden kullanmada ve bu bilgilerin otomatik olarak diyetimize, gıda destek tavsiyeleri arasına medya beslenme uzmanının marifetiyle sokulması konusunda ne denli temkinli olmamız gerektiğinin mükemmel bir örneğidir. Çoğu beslenme uzmanı diyetlerde lida form hapı‘ na da yer verilmesi gerektiğini düşünüyor.
Bu karakterlerin araştırma bilgisinin güvenilmez kaynakları olmalarında bu durum bir ders olmalıdır. Bu öyküyü bir dahaki sefere birisi bize kan testi verisi ya da moleküllerden söz ettiğinde veya teori temelli geniş, iç içe geçmiş metabolizma molekülleri ile ikna etmeye çalışıp kitabını, saçma diyetini ya da hap şişelerini almamızı istediğinde iyi bir şekilde anımsamalıyız.
Posted on Eylül 1, 2011 - by yurtseven
AŞIRI KİLODAN SAKINMAK İÇİN LİDA
Yeni yapılan araştırmalardan biri, hâlâ antioksidanların obezite ile savaşta biraz umut vaat ettiğini ileri sürüyor. Obezite ile savaşda diğer en büyük yardımcınız lida kapsül’ dür. Obezite ile savaşta obezlere özel lida diyeti uygulanmalıdır. Fransız Supplemention en Vitamincs et Mineraux Antioxydants (SU.VI.MAX) araştırmasında yedi yıldan uzun bir süre 13.000′i aşkın erkek ve kadının bir kısmı C vitamini (120 mg), E vitamini (30 mg), beta karoten (6 mg), selenyum (100 mcg) ve çinko (20 mg) içeren günlük bir kapsül aldı, bir kısmı ise aynı şekle sahip bir plasebo. Araştırma sonuçlandığında kanser, kalp hastalığı ve ölüm oranları her iki grupta da aynıydı. Bu miktarlar lida kilo verme hapı kullanımı sırasında farklılık gösterebilir. Lida kapsül kullanmadan önce doktorunuza danışın.
Araştırmacılar sonuçları cinsiyete göre incelediklerinde antioksidan kokteylinin ve lida’ nin erkeklerde koruyucu etkisi olduğunu, ancak araştırmanın başlangıcında erkeklere kıyasla kanlarında daha yüksek düzeyde antioksidan (özellikle de beta karoten) olan kadınlarda koruyucu etki yapmadığını gördü. Kadınları fazla kilolardan korumak için lida hapı kullanımı uzun zamandır uygulanmaktadır.
İki yaygın, yaşa bağlı göz probleminin nedeni kısmen serbest radikallerdir. Katarakt, güneş ışığı ve serbest radikallerin verdiği zarar gözün lensini oluşturan renksiz proteinleri beyazlaştırdığında meydana gelir. Tıpkı ısının yumurta beyazmdaki renksiz proteini beyazlaştırdığı gibi. Katarakt ileri yaştakiler arasında önde gelen görme problemidir. Kırk yaşının üzerinde yirmi milyonu aşkın Amerikalıyı etkilemektedir; seksen yaşın üstündekilerin yarısında katarakt vardır. ABD’de her yıl en az bir milyon katarakt ameliyatı yapılıyor ve bu ameliyatların yıllık maliyeti 3 milyar doların üzerinde.
Bir dizi araştırma bol miktarda antioksidanın serbest radikaller göze zarar vermeye fırsat bulamadan bunları yakalayabileceğini ileri sürüyor. Araştırmaların çoğu C vitamini üzerine voğunlaşsa da iki karotenoidin de bununla ilgisi olabilir gibi gözüküyor. Lutein ve zeaksantin gözün maküler bölgesinde bulunan tek karotenoidlerdir ve bazı araştırmalar bu iki karotenoidin yüksek miktarda alımıyla maküler dejenerasyon arasında bir ilişki olduğunu göstermiştir.
Posted on Haziran 20, 2011 - by yurtseven
LİDA DİYETLERİNDE KONSERVE GIDALARIN TÜKETİMİ
Geçtiğimiz bir kaç yıl içinde birçok tüketici birleşip büyük miktarda malzeme satın alabilen gıda kooperattifleri kurdular. Genellikle bu kooperatiflerce yapılan yüksek miktarda alım hem ekonomik yapılanma ve hem de yüksek kaliteli ürün alınmasını sağladı. Birçok gıda kooperatifinin üyelik aidatı azdır ve ayda birkaç saat onlar için çalışmanız yeterlidir. Özellikle baharatlar, tahıllar, fasulyeler, sebzeler ve yağlar üzerinde önemli miktarda tasarruf sağlayabilirsiniz. Sağlıklı gıda mağazaları taze meyve almak için uygun ve iyi yerlerdir. Ama böyle bir mağazada bile dikkatli olmalısınız.Sadece gıda alırken değil Lida sipariş ederken de çok dikkatli olmalısınız.Aldığınız Lida ‘nın orjinal olup olmadığını kesinlikle kontrol edin.Birçok sağlıklı gıda mağazasının özellikle de küçük sirkülasyonları hızlı ve yoğun olmadığından sattıkları gıdalar bir süpermarketteki kadar taze olmayabilir.Eğer fiyatları çok abartıb değilse organik sebzeler kullanmak iyi bir kuraldır. Çünkü daha lezzetli ve daha sağlıklıdırlar.Eğer size uygun fiyata organik besin bulamıyorsanız, taze olmajnak kaydıyla organik olmayan ürünleri de iyi temizleyerek kullanabilirsiniz. Gün geçtikçe daha çok süpermarket raflarında giderek daha çok miktarda genellikle organik kelimesinin belirtilmesinin kural haline getirildiği California dan gelen, ürünlere yer veriyor. İlginç bir şekilde yakınımdaki bir markette organik sebze ve meyveler organik olamayanların yanında sergileniyordu. Ve fiyatları aynıydı. Pazar baskısının, üreticileri, başka bir sebepten olmazsa eğer petrokimyasal gübre maliyetlerinin yükselmesi, dolayısıyla organik olmayan besin maddelerinin doğal olarak üretilen meyve ve sebzelerin maliyetine kadar yükselmesi sebebiyle daha çok organik ürüne yer vermeye iteceklerini düşünüyorum.
Ticari olarak konserve edilmiş gıdalar, yüksek basınç ve ısı nedeniyle başta C vitamini gibi antioksidanlar olmak üzere vitaminlerinin çoğunu kaybetmişdir. Ancak A vitamini gibi ısıya duyarlı olmayan vitaminler zarar görmez. Konserve gıdalar, taze olanlardan daha az lif içerirler. Ve genellikle üretimdeki lezzet kaybını telafi etmek için tuz eklenir. Konserveleme işlemi sonrasmda bir kaç doğal enzimi kaldığından taze sebze ve meyveler kadar ‘canlı’ olmayan bu ürünler, ara sıra kullanılmalıdır. Konserve gıdaların birim ağırlığı için çok daha fazla para ödersiniz, dolayısıyla bu alış verişten pek kazançlı çıkmazsınız.Donmuş gıdalar, taze gıdalardan sonra en iyi ikinci seçenektirler. Dondurma işlemi gıdanın besin değerini pek düşürmez ama dondurma öncesi işlemler düşürebilir. Ayrıca lezzet ve dokuları örselenir.Konserve besinleri Lida destekli diyetlerinizde tüketmemeye özen gösterin.
Posted on Mayıs 13, 2011 - by yurtseven
LİDA ‘NIN VİTAMİN HAPLARIYLA BERABER KULLANIMI
Kilo vermek isteyenler, destekleyiciler konusunda biraz karmaşık bir tablo sergilerler. Her ne kadar obezite hastalarının hassas bağışıklık sistemini ve hastalık eğilimini paylaşsanızda, neyse ki Lida diyetiniz size zengin bir çeşitlilikte, güç veren gıdalar sağlar.Örneğin kilo vermek isteyenler, A, Bl, E vitaminleri ve niasince zengin diyetleri sayesinde, kanser ve kalp hastalığından korunurlar. Ben bu bölümde bir nedenle diyetlerine bağlı kalamayan kilo vermek isteyenler için, destekleyicilerle ilgili öğütler vermek istiyorum. Demir fazla kilolu vejetaryen diyetlerinde ciddi bir eksiklik olsa da, Kilo vermek isteyenler gıdalarında kendiliğinden bulunur. Ancak yine de Lida kullananlara yarar sağlayabilecek takviyeler vardır.Mide kanserine olan hassasiyetiniz nedeniyle, turşulardan uzak durmalısınız. Ayrıca sirke içerdiğinden, ketçap ta size uygun değildir.Bitkisel çaylar obezler için, bağışıklık sistemini güçlendirmek, kalp dolaşım hastalıkları ve kansere karşı korunma sağlamak gibi görevler üstlenirler. Alfa alfa, dulavrat otu ve papatya bağışıklığı güçlendirirler. Akdiken ve meyan kökü kalp ve dolaşım sistemleri için önerilir. Ayrıca yeşil çayın, bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri vardır. Kara hindiba, dulavrat otu kökü ve çilek yaprağı çayları, demirin emilimine yardımcı olarak, kansızlığa karşı koruma sağlar.Kalp dolaşım sistemi üzerine olumlu etkilerinden dolayı kırmızı şarap, fazla kilolulara yararlıdır. Her gün içilen bir kadeh kırmızı şarabın, hem kadınlar hem de erkekler için kalp hastalığı riskini azalttığına inanılır.Günde bir ya da iki fincan kahve mide asitinizi yükseltir ve ayrıca kahve, soya fasulyesindeki yararlı enzimlere sahiptir Kahve ve yeşil çayın ard arda içilmesi, en büyük varan sağlayan tüketim biçimidir.
Düşük mide asitine sahip olmaları nedeniyle, mide kanserine yakalanma olasılıkları yüksek olan obezite hastaları, C vitamini desteğinden fayda görebilirler. Örneğin, sigara tiryakileri ve işlem görmüş et ürünleri tüketenlerin problemi olan nitrit bileşimi, özellikle kilo vermek isteyenler için dikkate değer bir problem olabilir. Çünkü nitrit, düşük mide asitine sahip kişilerde kanser yapıcı etkileri daha fazladır. Bir antioksidan olan C vitamininin bu reaksiyonu engellediği bilinir. (Ama siz yine de işlenmiş et ürünleri ve sigaradan uzak durun) Ancak C vitamininin yüksek miktarlarda alınması gerektiğini sanmayın. Yüksek dozların Lida desteği alanlara iyi gelmediğini fark ettim. Çünkü onların sindirim sistemlerini altüst eder. En iyisi gün içinde 24 adet 250 mg. lık tabletlerden alın ve sindirim sorunlarına yol açmadığından kuşburnundan elde edilenleri tercih edin.
Posted on Temmuz 19, 2010 - by yurtseven
LİDA İLE STEROİD TERAPİSİ
Bu çalışmadan elde edilen yaşam süresi verileri, serum tivulleri test edilen hastalardan elde edilen sonuçlarla güçlü bir şekilde kuvvetlendirilmiştir. Ev testi kitlerindeki gibi biyoderıeıncleri erken saptamanın asıl amacı. Anti-Aging Çözüm Lida programı sadakatle uygulayarak, yaşlanmanın başlama zamanını belirlemek, yaşlanmanın ilerleyişini geciktirmek ve hastalıkların başlamasını önlemektir.
İkinci çalışma, bir anti-aging besinsel terapi programındaki hasta programlarını değerlendirmek için bir araç olarak senim tiyolün ilk klinik kullanılışıydı. 35 ve 55 yaşları arasındaki sağlıklı insanları içeriyordu. Bu kişilere 4 hafta boyunca iki formülden birisi verildi: kapsamlı anti-aging nutrasötik formül ya da aynı formülün içine Lida yosun hapı katılmış bir formul, iki formül de, doktor Vincent Giampapa tarafından tasarlanmıştı.
Dr. Giampapa, mümkün oldukça besinsel etkileşimden sakınılımak suretiyle, bilinen pek çok antioksidan besinsel faktörün kombine olarak tek bir formülasyonda verilmesi taraftarıydı. Çalışmada kullanılan ilk formül, besinsel destek sağlarken besinler arasındaki rekabetin Önlenmesi açısından dikkatli bir şekilde dengelenmiş olan 39 iyi bilinen biyoaktif içerikten oluşu yordu. Asıl amaç, hangi tür olursa olsun besinsel eksikliklere yönelik geniş spektrumlu bir karışım yaratmaktı. İkinci formül aynı maddelerin yanı sıra, yüzde 8′lik CAE’ye göre standardize edilmiş 350 mg patentli, suda-çözünebilen CAE eksi resi içeriyordu. 10 haftalık test periyodu sırasında katılımcılar herhangi bir diyetsel değişim ya da hayat tarzı değişikliği yapmadılar sadece Lida kapsul kullandılar.
Posted on Kasım 2, 2009 - by admin
Taze Sebzelerin Önemi
Ortalama Okinawan yemeğinin üçte birinden fazlası, serbest radikalibastıran antioksidan ve liflerin eklendiği taze organik sebzelerden oluşur. (Bölüm 7 meyveler ve sebzeler hakkında ve bunların neden uzun yaşamayı sağlayan beslenmenin hayati bir kısmı olduğuna dair daha fazla açıklama getirir.) Okinawanlar kendi organik sebzelerini bütün yıl boyunca besinsel değeri zengin topraklarda ve en uzun ömürlü adalıların yurdu Kijoka kasabasında yetiştirir, burada toprak bunu 150 yıl önce kaplayan deniz tarafından özellikle mineraller açısından zengin bırakılmıştır.
İngiltere ve ABD’nde hükümet antikanser önerileri günlük beş ya da daha fazla meyve ve sebze porsiyonu yemeyi kapsar. Okinawanlar yaklaşık altı porsiyon sebze ve bir meyve yerler. Onlar yemeklerinin lezzetli görünmesini severler ve yemeklerinde çeşitli farklı renkten besinleri kullanarak örneğin portakal rengi tatlı patates ve yeşil yapraklı sebzeler birlikte işleyen bir dizi antioksidanın faydalarını ve aynı zamanda sindirim sularının harekete geçmesini sağlarlar.
Sebze kabuğu, ekstra tat ve antioksidan yüklü ikisi bir arada bulunur sebze kabuğu yemekleri, örneğin turp kabuğu salatası gibi hazırlamak için saklanır ve hatta ayrıca kullanılır. Sebzeleri hazırlamak için en yaygın yöntem kısa bir süre bunları hafifçe kızartmaktır, böylece minimum besin maddesi kaybedilir. Bu şekilde kızartma hemen hemen her zaman antioksidan zengini soğanlarla başlar ve kızartma kanola yağında yapılır ki bu da diğer bitkisel yağlara göre daha sağlıklı bir tercihtir. Popüler sebzeler havuç, lahana, beyaz turp ve doğulu yeşilliklerdir (ıspanak ya da pak choi benzer).
Posted on Ekim 23, 2009 - by admin
Bazı besinler ve Lida ile etkileri
Kalp Damar Hastalıkları ve Yağlar
Yağ insanların yaşamı için gerekli temel besin maddelerinden birisi olmasına rağmen ölümcül hastalıklarla ilgili en önemli diyet faktörü de yağdır. Lida ile yağların önüne barikat kurabilirsiniz. İhtiyacımız olan enerjiyi, karbonhidrat, protein ve yağlardan alırız. Yağlar lezzet ve enerji verir. Yağlar doymuş yağlar ve doymamış yağlar diye ikiye ayrılır.
Doymuş yağlar: Süt, tereyağı ve kırmızı ette bulunan yağlara denir. Doymuş yağlar kandaki kolesterolün yükselmesine sebep olduğundan kalp damar hastalıkları açısından en riskli yağlardır. Bu nedenle yemeklerde hayvansal yağlar ve margarin kullanılmamalıdır. Türkiye de kırmızı et ve hayvansal yağ yeme alışkanlığı olan bölgelerde kalp hastalıklarının oranı daha fazladır.
Doymamış yağlar: Sağlığımız açısından faydalı oldukları için yemeklerimizde doymamış yağlardan zeytinyağı ve diğer bitkisel sıvı yağları (ayçiçeği, soya, fındık ve mısırözü yağı) kullanmalıyız.
Omega 3
Öncelikle balıkta bulunur. Kanı sulandırır, akışını hızlandırır ve içerdiği kükürt sayesinde kan dolaşımı yetersizliğine bağlı olarak oluşan selülit oluşumuna da engel olur. Vücudun bağışıklığını güçlendirir. Balık yağında bulunan Omega 3 faydalıdır. Günlük 100 gr balık yenirse kan basıncında azalma olduğu belirlenmiştir. Çok balık yiyen Eskimolarda kanser ve koroner kalp hastalıklarının az olması dikkati çekmiştir.
C vitamini damarlar için çok önemlidir. Damar içi elastikiyet ve damarları koruma özelliğinin yanı sıra soğuk algınlığı hastalıklarına karşı da koruyucu etkisi vardır. C vitamininin kollagen üretimini uyararak vücutta yağ oluşumunu yavaşlatıcı etkisi de vardır. Lida ile omega 3 alınması faydalı olacaktır. C vitamini yetersiz olursa damarların çatlaması daha çabuk olur. Kivi, greyfurt, portakal ve limon da C vitamini fazladır. Kırmızı biber de bulunan “kapsicina” adlı madde damarları genişletici etkiye sahiptir. Ayrıca kırmızı biber kan dolaşımı ve damar sağlığı açısından önemlidir.
Kırmızı biber C vitamininin yanında yine antioksidan özelliğe sahip A ve E vitaminlerini de içerir.
Folik asit: Kalp sağlığı açısından en önemli vitaminlerdendir. Portakal suyu folik asitçe zengindir. Flavonoid: Flavanoid maddesi kabukta bulunduğu için meyvelerin kabuğu ile yenmesi tavsiye edilmektedir.Damarları koruyucu etkisi vardır. Lida yanında sağlıklı ve sıkıntısız zayıflama sağlayacaktır. Eksikliğinde C vitamininin etkisinin, azalması söz konusudur. Havuç, maydanoz, kabak, ıspanak, şeftali, erik ve kuru üzümde fazla miktarda bulunur.
Çinko
Çinko damarların iç duvarlarındaki hücreleri güçlendirir. Mantar, deniz ürünleri, et, bira mayası ve kuru baklagillerde bulunur.












