13 Ağustos 2010 tarihinde yurtseven tarafından gönderilmiştir.
DAMAR KİREÇLENMESİ VE LİDA UYGULAMASI
Lida zayıflama kapsülü yanlış bir şekilde doğrudan kolesterolü hedef alırlar, partiküllerin oluşumunu, partiküllerin kandan zaklaştırılmasını, partiküllerin metabolizmasını hiç dikkate almazlar! Her zaman olduğu gibi yine tek parametrede kolesterolü işlemediği bir suçtan mahkûm ederler!
Lida diyeti uygularken sorun, görüldüğü gibi kardiyoloji dünyasınca sıkça iddia edildiği şekliyle hücrelerin fazla kolesterol üretimiyle alakalı değildir. Unutulan ve bizim de üzülerek sıkça tekrarlamak zorunda kaldığımız olgu, kandaki kolesterol yüksekliğinin tamamen göreceli ve partikül birikimine bağlı olmasıdır. Kanda çeşitli nedenlerle kullanılmayan partiküllerin yolu mutlaka bir yerlerde makrofajlarla kesişir. Damarlarda kireçlenme veya kalsifikasyon kaçınılmaz bir hal alır.
Karaciğer hücrelerinin sayısız fonksiyonlarından birkaçının kaybolması, karaciğer hücrelerinin artık yavaş yavaş yıprandığını, yaşlandığını da gösterir. Daha sonraları hücrelerdeki farklı fonksiyon kayıpları da zamanla artacaktır. Bizim zaman adını verdiğimiz olgu, hücrelerde fonksiyon kayıplarıyla birlikte sürekli işler ve yaşlanırız.
Lida yosun kapsülü ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan, karaciğeri oluşturan hücrelerde LDL reseptörlerindeki veya Apo B-100 bozukluğa bağlı kolesterol yüksekliği, karaciğer hücrelerinin partiküllerle ilişkili katabolik fonksiyon kayıplarını göstermesi açısından bizce son derece ilginçtir. Umarım bu önemli olgu gerontoloji uzmanlarının gözünden kaçmaz. Çünkü yaşın ilerlemesiyle birlikte LDL reseptörleri çok farklı nedenlerle görevlerini yapamamakta ve kanda sürekli partiküller birikmektedir. Kanda LDL partikülleri ve rastlantısal bir zorunluluk gereği kolesterol de yüksek görülmektedir.












